DERİN OKULA GİDİYOR!

DERİN OKULA GİDİYOR!

Derin için bu sabah diğer sabahlardan farklıydı. Uyanmış, kahvaltı masasında erkenden yerini almıştı.

İçi kıpır kıpırdı. İlk okul gününe hazırdı. Yeni arkadaşlar edinmeye, öğrenmeye ve oyunlar oynamaya hazırdı.

O kadar mutluydu ki annesine,

— Sanki karnımda yüzlerce mutlu kelebek dans ediyor.

dedi.

Annesi Derin’e sevgiyle baktı.

— Acaba sen de o mutlu, heyecanlı kelebeklerden biri misin? Yoksa onların da mı ilk günü?

Artık büyümüştü. Okumayı öğrenecek, kitapları annesinden dinlemek yerine kendi okuyabilecekti. Belki de artık annesi onun okuduğu kitapları dinleyecekti.

Bir anda aklına türlü sorular gelmeye başladı.

Acaba diğer çocuklar beni sevecek mi? Ya benimle oynamak istemezlerse? Ya okumayı öğrenmekte zorlanırsam? O zaman ne yapacağım?

Gözünden minik bir damla yaş süzüldü.

— Anne, korkuyorum. Ya arkadaşlarım beni sevmezse? Ya ben okumayı öğrenemezsem? Ne yapacağım?

Annesi gülümseyerek Derin’in elini tuttu.

— Derincim, canım kızım, korkman çok normal. Yenilikler bazen bizi korkutabilir, bazen de endişelendirebilir. Ama bilmeni istediğim bir şey var: Sen yalnız değilsin. Seninle aynı korkuları ve heyecanı yaşayan bir okul dolusu arkadaşın olacak. Eminim senin hissettiklerini onlar da hissediyordur. Onlar da tıpkı senin gibi hayatlarındaki bu değişimi heyecanla karşılıyorlar.

— Sen de korkmuş muydun?

— Elbette korkmuştum. Ama sonra birçok arkadaş edindim. Zorlandığım zamanlarda arkadaşlarımdan, ailemden ve öğretmenlerimden yardım istedim.

Sonra gülümseyerek sordu:

— Derin, sana bir soru sorabilir miyim? Sence her gün yağmur yağması mümkün mü?

Derin biraz düşündü.

— Hayır. Eğer her gün yağmur yağsaydı, güneşi çok özlerdik.

— İşte aynen öyle. Nasıl her gün yağmur yağmazsa, her gün güneş de açmaz. Hayatımız da böyledir. Her günümüz aynı geçmez. Bazı günler diğerlerinden daha zor olabilir. Bazen üzülürüz, bazen öfkeleniriz, bazen de tüm bu duyguları aynı gün içinde yaşarız. Ama sence de her günümüz aynı olsaydı çok sıkıcı olmaz mıydı? Mesela her gün brokoli yeseydik?

Derin gülerek cevap verdi.

— Brokoliyi seviyorum ama her gün yemek istemezdim.

Annesi de gülümsedi.

— İşte bu çok normal. Tıpkı bütün duyguları hissetmek gibi… Mutlu olduğumuzda nasıl gülüyorsak, üzgün ya da endişeli olduğumuzda da bu duyguları yaşamamız çok normal. Önemli olan onları paylaşabilmek. Yardım istemek, duygularımızı anlatmak ve sevdiklerimizle konuşmak kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Konuşmak, oyun oynamak ya da sevdiğimiz şeylerle vakit geçirmek zor zamanları atlatmamıza yardımcı olur.

Şu an hissettiklerin de çok normal. Endişelerimiz gerçek değildir; onlar sadece olabilecek ihtimallerdir. Güzel ihtimaller olduğu gibi bizi korkutan ihtimaller de vardır. Ama yaşamadan ne olacağını bilemeyiz.

Hayatı kocaman bir hediye paketi gibi düşünebilirsin. Paketi açmadan içinde ne olduğunu bilemezsin. Okula gitmeden de seni nelerin beklediğini bilemezsin. Evet, birçok ihtimal var. Ama biz, ailen ve öğretmenlerin, her durumda sana yardım etmek için yanında olacağız. Seni her zaman destekleyecek ve ihtiyacın olduğunda elini tutacağız.

Derin, annesinin söyledikleriyle biraz olsun rahatlamıştı. Kocaman sarıldı annesine.

Evet, bazen kötü şeyler olabilir. Bazen kendini kötü hissedebilirdi. Ama bunun da geçeceğini biliyordu. Çünkü sevdikleri hep yanındaydı. Ona yardım edecekler, birlikte bir çözüm bulacaklar ve yeniden iyi hissetmesini sağlayacaklardı.

Bazen bir sarılma, bazen sıcak çikolata, bazen bir kedinin yumuşacık tüyleri, belki de sevdiğin bir kitabın sayfaları… Zor zamanlarda insana iyi gelebilir. Önemli olan, kendimize iyi gelen şeyleri bulmak ve ihtiyacımız olduğunda sevdiklerimizden yardım istemekten çekinmemektir.

 

Yorum gönder