Türkiye-NATO İlişkileri, Küresel Güvenlik Stratejileri ve 2026 NATO Zirvesine Giden Süreç

Türkiye-NATO İlişkileri, Küresel Güvenlik Stratejileri ve 2026 NATO Zirvesine Giden Süreç

Batuhan GÜNEŞ

1949 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması’nın imzalanmasıyla beraber NATO resmi olarak Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanına bir antitez olarak Batının oluşturduğu en büyük kolektif savunma örgütü olarak faaliyetlerine başladı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Eski Başkanı Dwight D. Eisenhower 1954 yılında Ekonomik Kalkınma Komitesine yaptığı konuşmada, güvenlik teşkilatlarının kurulma amaçlarının yalnız alan ve mülk korumakla sınırlı olmadığını, buna ek olarak yaşam tarzının korunmasının da amaçlandığını belirtmektedir (The American Presidency Project, 2024). İkinci Dünya savaşı akabinde görece barış atmosferinde işleyiş gösteren ancak Soğuk Savaş tehdidi sebebiyle de her daim diken üstünde olan bir örgüt olan NATO, Soğuk Savaş’ın 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin çökmesinin ardından sona ermesiyle beraber önemini yitireceği düşünmekteydi ancak Francis Fukuyama’nın da iddia ettiği gibi tarihin sonu tezinin geçerli bir tez olmadığı görüldü. 1990’larda gri bölgeler olarak adlandırılan bölgelerde çatışmaların vuku bulması NATO’nun önemini beklenilenin aksine azaltmadı aksine artırmış oldu. Gri bölge kavramı barış ve savaş zamanı arasında kalan aktiviteleri tanımlarken kullanılan bir kavramdır (Atlantic Council, 2022) bu duruma göre 1990’larda Sovyet etkisinden kurtularak bağımsız olan bölgeler ne Rusya’nın ne de Batının henüz nüfuz edemediği bölgeler olmakla beraber istikrarsızlık, krizler ve savaşların birçoğu bu bölgelerde meydana gelmiştir. Tüm bunlara ilaveten 2000’lerin başında 11 Eylül saldırıları ve ABD’nin NATO’nun beşinci maddesini işletmesi NATO’ya 2000 ve 2010lar boyunca terörizm ve aşırıcılık ile savaş gibi misyonlar yüklemiştir.

2022 yılında ise bir paradigma değişimi yaşanmıştır demek yanlış olmayacaktır. NATO’nun 2022 yılında yayınladığı Stratejik Konsept belgesinde NATO 2001 yılından 2022 yılına dek öncelediği devlet dışı aktörler tehdidi eksenini tekrardan devletlerden gelen tehditlere doğru kaydırmıştır. NATO’nun 2022 Stratejik Konseptinde Rusya NATO’ya ve üyelerine yönelik direkt bir tehdit olarak adlandırılmış Çin’e ise ilk defa değinilmiştir (NATO 2022 Strategic Concept), kısacası Rusya hem NATO’ya hem de transatlantik ilişkilere yönelik bir direkt tehdit olarak algılanmış ve bunun yanı sıra Çin ise dolaylı bir tehdit olarak algılanmıştır diyebiliriz. Kısa dönemde Rusya uzun dönemde ise Çin ve onun devasa ekonomik ve siyasi güçleri tehdidi, NATO’ya tekrardan işlevsellik kazandırmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un The Economist dergisine verdiği röportajda NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini açıklamasının üzerinden 5 sene, Rusya ve Ukrayna savaşı ve NATO’ya atılan can simidinin üzerinden ise 2 seneden fazla zaman geçti. Transatlantik ilişkilerdeki ve NATO’daki bu paradigma değişimi elbette bölge ülkelerini etkilemiş, İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerin uzun süredir devam eden tarafsızlık politikalarını terk etmelerine sebep olmuş ve NATO’nun kilit ülkelerinden biri olan Türkiye’nin de yer aldığı krizlerle dolu coğrafyadaki gidişatı etkilemiş ve şekillendirmiştir.

NATO Türkiye ilişkileri ise 2022 yılından itibaren Türkiye’nin Rusya’nın güneyinde yer alan stratejik konuma ve yine Rusya ile stratejik ilişkilere sahip bir ülke olmasından ötürü dalgalanarak devam etmiştir. 2022 yılındaki stratejik belgede Rusya’nın NATO güvenlik stratejileri bakımından direkt bir tehdit olarak algılanmasının akabinde ABD ve Batı bloğu Rusya ile hemen hemen tüm ilişkileri kesmiştir ancak bu noktada Rusya ile ihtiyaç hasıl olan diyalog eksikliğini ve ara buluculuk diplomasisini NATO’nun stratejik bir ülkesi olan Türkiye yönetmiştir, zira bu sene Ağustos ayı başında Ankara’da Batı ve Rusya arasında gerçekleştirilen esir takasının, BBC ve diğer haber kaynakları tarafından Soğuk Savaştan bu yana görülen en büyük takas olduğunun belirtilmesi önemlidir (BBC, 2024). NATO Türkiye ilişkileri her daim stabil devam etmemektedir ve özellikle NATO üyesi olan ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin Türkiye ile olan ikili ilişkileri bu ülkelerin NATO altında yürüttükleri politikaları da etkilemektedir. Örneğin ABD’nin IŞİD ile savaşmak için kurulan uluslararası koalisyonda PKK’nın Suriye’de bulunan kolu olan PYD’ye verdiği destek NATO müttefikleri olan ABD ve Türkiye arasında hala ciddi bir sorun teşkil etmektedir.

Türk Dışişleri Bakanlığı NATO’yu güvenlik ve askeri stratejilerin yanı sıra demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi değerleri savunan, Türkiye’nin Batı kimliğini oluşturan unsurlardan biri olarak nitelendirmektedir (Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2024). Türkiye yine bu noktada NATO’yu Avrupa-Atlantik coğrafyasındaki ilişkilerin devamında, güvenlik ve barış ortamının sağlanmasında temel transatlantik forum olarak görmektedir. Türkiye NATO’nun siyasi ve askeri sistemlerinin vazgeçilmez bir üyesi ve birçok NATO üssü bulundurması ile de NATO’nun sınırlarında güvenliği tesis etmeye çalışan önemli karargahlarını ve üslerini barındıran bir ülkesidir. NATO’nun üye ülkelerinin GSYİH’lerinin %2’sini savunmaya harcama taahhüdü ise bir diğer önemli konudur zira Eski ABD Başkanı Donald Trump ABD’nin NATO partnerlerini %2 oranını sağlayamadıkları için çok ciddi bir şekilde eleştirmiş NATO içerisinde tekrardan sorumluluk ve yük paylaşımı tartışmalarının alevlenmesine sebep olmuştu. Türkiye’nin 2023 yılındaki oranı GSYİH’sinin %1.5’unu oluşturmuştur ve bununla beraber 2024 yılı öngörüsünün ise %2.09 olduğu Dışişleri Bakanlığı tarafından duyurulmuştur (Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2024). Türkiye’nin yıllar içerisinde NATO Güvenlik Yatırım Programına yaptığı katkıların geri dönüşü oldukça olumlu bir şekilde gerçekleşmiştir.

NATO üyeleri en son 9-11 Temmuz 2024’te Washington D.C. ABD’de gerçekleşen zirvede toplandı, bu zirve NATO’nun 75. Yıl dönümünü de kutlayan önemli bir zirve oldu. Bir sonraki NATO Zirvesi 24-26 Haziran 2025’te The Hague, Hollanda’da gerçekleşecek (NATO, 2024). Bundan da bir sonraki zirve ise tam tarihi bilinmemekle beraber 2026’da Türkiye’de gerçekleşecek (Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, 2024). Önümüzdeki iki sene içerisinde, 2026’da gerçekleşecek olan zirveye giden aşamada NATO’nun önünde ilgilenmesi gereken iki büyük mesele olduğunu söyleyebiliriz, bunlardan ilki iki senedir devam eden Rusya-Ukrayna savaşının sonuçlanması ve İsrail-Filistin savaşının yapıcı ve iki devletli bir çözüm ile sonuçlandırılması hem bölgenin istikrarı hem de İsrail’in dengelerini sarsarak parçalamaya başladığı uluslararası sistemin dağılan taşlarının tekrardan toplanması için oldukça önemli adımlar olduğunu söyleyebiliriz. 2026 yılında Türkiye’de düzenlenecek olan NATO Zirvesi’nde de Türkiye’nin ev sahipliğinde Türkiye’nin Türkiye Yüzyılında Türk Dış Politikası çerçevesinde ara buluculuk ve uzlaştırma konularının zirvedeki önemli konulardan olacağını söyleyebiliriz.

Kaynaklar

1. Presidency of the Republic of Türkiye Directorate of Communications (2024). NATO Issues Washington Summit Declaration. https://www.iletisim.gov.tr/english/haberler/detay/natoissueswashingtonsummitdeclaration#:~:text=The%20Declaration%20of%20the%2075th,will%20be%20hosted%20in%20T%C3%BCrkiye. (Erişim Tarihi 01.10.2024)

2. NATO (2024). NATO Summits. https://www.nato.int/cps/en/natohq/topics_50115.htm (Erişim Tarihi 01.10.2024)

3. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı (2024). Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) -Türkiye ve NATO. https://www.mfa.gov.tr/sub.tr.mfa?ad66d2ab-64b7-4bc7-b3a1-eb06097f75c7 (Erişim Tarihi 01.10.2024)

4. BBC (2024). Batı ve Rusya Arasındaki Tutuklu Takası ‘MİT’in Organizasyonuyla Ankara’da gerçekleşti’. https://www.bbc.com/turkce/articles/ckvg7eg0yzjo (Erişim Tarihi 30.09.2024)

5. NATO 2022 Strategic Concept (2022). NATO. https://www.nato.int/cps/en/natohq/topics_210907.htm (Erişim Tarihi 30.09.2024).

6. Atlantic Council (2022). Today’s Wars are Fought in the ‘Gray Zone’. Here’s everything you need to know about it. https://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/todays-wars-are-fought-in-the-gray-zone-heres-everything-you-need-to-know-about-it/ (Erişim Tarihi 30.09.2024).

7. The American Presidency Project (1954). Remarks to the Committee for Economic Development. https://www.presidency.ucsb.edu/documents/remarks-the-committee-for-economic-development

 

Yorum gönder