Sosyal Medyada Terörizm

Terör

Sosyal Medyada Terörizm

Terör “bilinmeyen ve öngörülemeyen bir tehlike karşısında duyulan aşırı korku ve endişe, dehşet” anlamına gelen “terrere” kelimesinden türemiştir. Yüzyıllardır toplumların gündemini meşgul eden terör kavramıyla ilgili farklı farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Bu tanımlardan birisine göre terör; “bireyler veya gruplar tarafından politik, sosyal ve ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla, hedef toplumda saldırılan veya tehdit edilen kurbanlardan daha geniş bir etki alanı içinde, bunaltıcı, karşı konulamaz bir korku yaratmak niyetiyle gerçekleştirilen şiddet eylemleri” olarak ifade edilmektedir. Tanımdan yola çıkarak terörün temel hedefinin kamuoyunun dikkatlerini çekmek hedeflere yönelik şiddet eylemleri gerçekleştirmek ve bir korku ortamı oluşturmak olduğu söylenebilir. Her ülkenin teröre bakış açısı bulundukları kozmopolitik konum ve toplum yapısı ile farklılık göstermektedir. Bir ülkenin terör olarak kabul ettiği bir kavramı diğer bir ülke farklı değerlendirilebilir. Bazı tarihçiler Fransız devrimini tarihin dönüm noktası olarak kabul ederken bazı tarihçiler terör dönemi “rejime de la terreur” olarak değerlendirebilmektedir. Terör en basit şekilde insanları yıldırmak ve belli düşünce ve davranışları uygulatmak adına uygulanan şiddet, zor kullanma ve tehdit etmek olarak tanımlayabiliriz. Peki bu kavramın diğer kavramlar da olduğu gibi bu destekleyen ve uygulayanların oluşturduğu bir ideolojiye dönüştü. Bu dönüşüm terörizm adı altında ideolojik bir anlam kazandı. Terörizm saldırılan ve korkutulan sivil ve masum insanlar, kurumlar aracılığıyla hedeflenen daha büyük ve güçlü kitleyi yıldırıp korkutarak, yasadışı siyasal ve stratejik amaçlarını gerçekleştirmek için, bir grubun veya bir devletin bilinçli ve planlı bir şekilde şiddet kullanması veya şiddet kullanma tehdidinde bulunması olarak tanımlamaktadır. Devlet otoritesini ve düzenini yıkmak, değiştirmek, belirli amaçları gerçekleştirmek için girişilen siyasal nitelikli şiddet eylemleridir. Peki terör ve terörizm arasındaki fark nedir? Terör; her türlü şiddet hareketlerini içermekte olup, örgütlü ve kuralsız şiddet hareketleri olarak tanımlanabilir. Terörizm ise siyasi unsur içeren, yani bir ideolojisi bulunan ve mevcut sistemi yıkmaya yönelmiş, bir ideoloji etrafında örgütlenen birden fazla kişinin şiddet eylemleri temelinde, mevcut siyasi iktidarı ve rejimi hedef alan durumlardır.

Sosyal medya, sanal topluluklarda fikir yaratmak, paylaşmak ve fikrin yayılması için internet ve bilgisayar tabanlı teknolojileri kullanan bir sosyal etkileşim biçimidir. Aktif sosyal medya kullanıcısı, 5 milyar barajını aşmıştır. Son verilere göre, kullanıcı sayısı dünya nüfusunun %62,3’üne denk gelmekte olup, küresel toplam, 2024 yılının başında 5.04 milyara ulaşmıştır. Bu denli dünyada hemen hemen her telefonda bulunan sosyal medyanın terörizm ideolojisiyle hareket etmeye çalışan ve bu doğrultu da hareket eden gurupların ya da kişilerin kullanması kaçınılmaz bir gerçek olmuştur. Terör grupları sosyal medyayı tercih ediyor çünkü sosyal medya araçları ucuz ve erişilebilir, mesajların hızlı ve geniş bir şekilde yayılmasını kolaylaştırıyor ve ana akım haber kuruluşlarının filtresi veya “seçiciliği” olmadan bir kitleyle sınırsız iletişim kurulmasını sağlıyor.  Ayrıca, sosyal medya platformları terör gruplarının ağlarıyla etkileşim kurmasına olanak sağlıyor. Daha önce terör grupları mesajları aracılar aracılığıyla yayınlarken, sosyal medya platformları terör gruplarının mesajları doğrudan hedef kitlelerine yayınlamasına ve kitleleriyle gerçek zamanlı olarak sohbet etmesine olanak sağlıyor. Özellikle sosyal medyanın her yaş gurubu ve kitleye karşı açık olması böyle kötü amaçlı insanların sosyal medyayı nasıl kullanması gerektiğini bilmeyen kişilerce yayılması ve bazı grupları etki altına alması sonucunda verilen geri dönülemez sonuçlara yol açtı. Teröristlerin interneti kullanım alanları çoğunlukla kendi ideolojisini tanıtma, bir olay üzerinden psikolojik savaş, teröristlerin yapacakları işler için gereken parayı bağış adı altında toplaması, bilgi paylaşımlarıdır. Ermeni terör örgütü ASALA örgütünün militanları pek çok ülkede Türk diplomatlarını suikast düzenleyerek öldürürken Ermeni sivil toplum kuruluşları da boş durmamış, yapılan terör faaliyetlerini haklı göstermeye çalışmışlardır. Örneğin, dünyanın farklı noktalarına birçok anıt dikmişlerdir. Bu sayede Ermenilerin sözde masumiyetini ve sözde mağduriyetini anıtlaştırmayı amaçlayan ve çerçeveleme etkisi yaratan bir politika oluşturmuşlardır. Bu yöntem bir propaganda stratejisidir. Başka bir örnekte el kaide örgütünün Amerika Birleşik Devletlerinin Afganistan ve çevresinde yaptıklarına karşı İslam dünyası medya yoluyla harekete geçirme stratejisi dünya kamuoyunda terör örgütü görülen örgütlerin kendinden daha kuvvetli gördükleri yapılara karşı bir mücadele ortamı oluşturuyor.

Ülkelerin kendi çıkarlarını örgütlerden korunmak için neler yaptılar veya ne yapabilirler? Bu soru geçmişte farklı stratejilerle çözülmeyle çalışıldıysa da günümüze kadar büyüyerek devam etti. Peki gelecek de bu sorun çözüme ulaşabilir mi? günümüzde 5 milyar kişinin kullanımında olan sosyal medya siz ne kadar mücadele etseniz de kaybolmayacaktır. Özellikle sosyal medyanın kötü emellere oyuncak olduğu ve kontrol edilmediği böyle bir dönemde devletlerin egemenlik sahası içinde sosyal medya kullanıcılarını bilgilendirmesi ve eğitimi vermesi gerekmektedir.

Kaynaklar

  1. Fendoglu, Hasan, Tahsin (2017). “Terör Ve Medya”
  2. Geçikli, Fatma (1999).”Geçmişten Günümüze Propaganda Kavramı”
  3. Köseoğu, H. Ve Al.H. (2013). Bir Siyasal Propaganda Aracı Olarak Sosyal Medya

 

Yorum gönder