SERİ KATİLLER 2

Seri Katiller 2

SERİ KATİLLER 2

Seri katiller makale serisinin, ikinci makalesi olan bu makalede, dünya üzerinde en çok gündemde kalan ve çözülemeyen seri katil vakaları ele alınacaktır.

THE ZODİAC KİLLER (1960-1970, ABD, KALİFORNİYA)

Zodiac Katili, 1960-1970 yıllarında Kaliforniya’nın San Francisco bölgesinde ortaya çıkmış, bir dizi cinayet işlemiş ve kim olduğu hala daha bulunamayan bir seri katildir. Bu katil cinayetlerini işlerken; ip, silah ve bıçak kullanmıştır. Katilin en dikkat çekici özelliği ise polislere gönderdiği, kimliğini açığa çıkarabilecek şifrelerle dolu, günümüzde bile çoğu hala çözülememiş şifreli mektuplardır.

Katilin ilk kurbanları, 20 Aralık 1968 yılında San Francisco Herman gölü yolunda ölü bulunan çifttir. 17 yaşındaki David Faraday, yakın mesafeden başından bir kez vurulmuş ve dakikalar içinde ölmüştü. 16 yaşındaki Betty Lou Jensen, sırtından 5 kez vurulmuş ve anında ölmüştü. Sonradan edinilen bilgilere göre silah, 22 kalibrelik yarı otomatik bir tabancaydı. Soygun veya cinsel taciz belirtisi yoktu. Görgü tanığı olmasa da yerel sakin Stella Borges’in suç mahallini keşfetmesinden hemen önce bölgede birkaç araç görülmüştü.[1] Cinayetin hangi gerekçeyle işlenmiş olduğunu bilmeyen polisin elindeki tek veri, araç ve silahın bilgileriydi.

Bu olaydan 7 ay sonra 4 Temmuz 1969’da, Vallejo, Kaliforniya’nın doğu eteklerinde tenha Blue Rock Springs Park’ın otoparkında 22 yaşındaki Darlene Ferrin ve 19 yaşındaki Mike Mageau vurulmuş olarak bulundu. Ferrin’e 9, Mageau’ya 4 el ateş edilmişti. Silah 9 mm’lik yarı otomatik bir tabancaydı. Soygun veya cinsel taciz belirtisi yoktu. Tanık yoktu. Silah 9 mm’lik yarı otomatik bir tabancaydı. Ferrin evliydi ve Terry’s Restaurant’ta garson olarak çalışıyordu. Mageau bekardı ve işçi olarak çalışıyordu. Ferrin’in kocası Dean, başlangıçta cinayetin şüphelisiydi, ancak cinayet sırasında Caesar’s Restaurant’ta aşçı olarak çalıştığı tespit edildikten sonra reddedildi. Ferrin’in ilk kocası James Phillips Crabtree de kısa bir süre şüpheli oldu. Hayatta kalan kurban Mageau’ya göre, o ve Ferrin konuşmak için ıssız bir yere park etmişlerdi. Bir araba, muhtemelen açık kahverengi bir Ford Mustang veya Chevrolet Corvair, sadece birkaç metre ötedeki arsaya çekildi. El feneri olan bir adam araçtan indi ve onlara yaklaştı. Otoparkta başka araba yoktu. Polis memuru olduğunu düşünen çift, kimliklerini hazırladı. Adam hiçbir uyarıda bulunmadan çifte ateş etmeye başladı. Beş el ateş edildikten sonra, adam yavaşça arabasına geri döndü. Mageau acı içinde çığlık attı, bu noktada adam geri döndü ve her kurbana iki el daha ateş etti. Bu noktada Mageau onu görmüştü. Adam beyazdı, 20’li yaşlarının sonlarında ve 30’lu yaşlarının başında, tıknaz yapılı, yuvarlak yüzlü ve kahverengi saçlıydı. Kurbanlar ve adam arasında herhangi bir konuşma olmadı. Yaklaşık 45 dakika sonra, Vallejo Polis Departmanı, saldırının sorumluluğunu üstlenen bir adamdan bir telefon aldı. Kullanılan silahı 9 mm olarak doğru bir şekilde tanımladı ve 20 Aralık 1968’deki Faraday-Jensen cinayetlerini de üstlendi. Birkaç hafta boyunca soruşturma hiçbir yere gitmedi. Daha sonra katil, 31 Temmuz 1969’da San Francisco’daki 3 farklı gazeteye mektuplar gönderdi. Mektuplarda sadece katilin bilebileceği ayrıntılar vardı. Mektuptaki her harf, çözülürse katilin kimliğini içerdiği varsayılan bir şifrenin üçte birini içeriyordu. Mektubun gazetenin ön sayfasında verilmemesi halinde cinayet işlemeye devam edeceği yazıyordu. Katilin yuvarlak içine çizilmiş artı sembolünden oluşan imzası da mektubun en altındaydı. Katil henüz kendisine “Zodiac” adını vermemiş olsa da, bu, beş yıldan fazla sürecek bir mektup yazma çılgınlığının başlangıcı oldu.[2] Polisler mektubu katilin göndermediğini düşünerek kendisinin katil olduğunu kanıtlamasını istediler. Bunun üzerine gönderdiği mektup “Dear Editor, This is the Zodiac speaking” (Sevgili editör, Zodiac konuşuyor.) şeklinde başlıyordu. Bu mektubunda polise Vallejo’daki cinayet ile ilgili bilgi vermişti.

2 ay sonra, 27 Eylül 1969 günü 22 yaşındaki Cecelia Shepard ve 20 yaşındaki Brayn Hartnell, Kaliforniya yakınlarındaki Berryessa Gölü kıyı şeridinde dinlenirken yanlarına  alışılmadık bir kostüm giyen ve elinde silah tutan bir adamın yaklaştığını fark etti. Ağır bir yapıya sahip olan adam uzun görünüyordu. Adam, Montana ya da Colorado’dan bir hapishane firarisi olduğunu ve Meksika’ya kaçmak için paraya ve bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Hartnell cüzdanını ve arabasının anahtarlarını verdi, ancak bunlar alınmadı. Birkaç dakika konuştuktan sonra, adam çifti plastik çamaşır ipiyle bağladı ve bıçaklamaya başladı. Önce Hartnell, ardından Shepard saldırıya uğradı. Saldırıdan sonra, adam kurbanın arabasının kapısına bir mesaj yazdı, Mesaj, Faraday-Jensen ve Ferrin-Mageau saldırılarının tarihlerini içeriyordu ve çapraz daire sembolü ile imzalanmıştı. Olay yerindeki lastik izleri, katilin kurbanların arabasının arkasına park ettiğini gösterdi.[3] Olay yerinde ayakkabı izleri bulundu. Cinayetin işlendiği gün bir adama hız cezası kesilmişti. Polisin durdurduğu adama neden koltuğunda kan olduğu sorulduğunda, bıçakla tavuk kestiğini belirtti ve polis onu öylece saldı. Bu adam Vallejo’da yaşayan “Arthur Leigh Allen”dı. Allen’ı yıllar sonra başşüpheli konumuna getiren bu durumun yanı sıra öğretmen olan Allen’ın, öğrencilerine harfleri kodlayarak şifreli bir dil öğrettiği de sonradan öğrenilmişti. Müzik aşığı olan Allen’in öğrencilerine de dinlettiği şarkıların sözlerinde “o kadını bıçağımla deştim” şeklindeki sözler de Allen’ı daha da şüpheli hale getirmişti. Allen bu suçtan ceza alamadan öldükten sonra bile cinayetlerle olan tesadüfün çok üzerindeki bağlantıları katilin o olduğunu düşünmemizi sağladı.

11 Ekim 1969’da,  29 yaşındaki taksi şoförü Paul Stine’nin aracına binen katil ona bir adres verdi. Adrese geldiklerinde Stine’i yakın mesafeden başından bir kez vurarak öldürdü. Silah, Ferrin cinayetinde kullanılan 9 mm’lik tabanca ile aynı değildi, 9 mm’lik yarı otomatik bir tabancaydı. Kavşağın güneydoğu köşesindeki bir evden iki tanık vardı.[4] Polis olay yerine yaklaşınca ara yolda gördüğü adamı durdurarak katili görüp görmediğini sordu. Adam da gördüğünü söyleyerek gittiği yönü işaret etti. Ancak katil yakalanamadı. Daha sonra katilin gönderdiği mektuplardan anlaşıldı ki polislerin durdurarak katili sorduğu kişi zaten Zodiac’tı. Olaydan 2 gün sonra katil, gazetelere mektup göndererek taksicinin katilinin ve göldeki cinayetin katilinin kendisi olduğunu söyledi. Taksicinin kanlı gömleğinden aldığı parçayı da mektubun içine koymuştu. Okula giden çocukların iyi bir av olabileceğinden bahsederek, tüm şehrin teyakkuza geçmesine sebep oldu. 8 Kasım 1969’da bir mektup daha gönderdi. Bu mektubunda zevkle öldürdüğü 7 kişiden bahsetti. Polislere “mavi domuz” diye hitap ettiği mektubundan, katilin polis düşmanı olduğu anlaşıldı. Zodiac, 7 sayfalık bu mektubuna bir şifre ekleyerek yine gazetelerin ön sayfasında basılmasını istedi ve uzun süre haberleşemeyeceklerinden bahsetti. 20 Nisan 1970 yılında Zodiac, bir mektup göndererek gönderdiği şifreyi çözüp çözemediklerini sordu ve “benim adım” diyerek bir şifre iletti. Şimdiye kadar 10 kişi öldürdüğünü ama bomba planının çalışmadığından bahsetti.

Zodiac’ın gönderdiği şifreli mektuplar yıllar boyunca çözülmek için çeşitli insanlar tarafından ele alındı. Aralık 2020’de, 51 yıl sonra çözülen şifrede katilin “Öldürmeyi seviyorum çünkü eğlenceli.” Şeklindeki cümlelerine rastlandı.[5] Popülaritesini hiç kaybetmeyen bu seri katil vakasının baş şüphelisi olan Arthur Leigh Allen, Zodiac olduğunu hiçbir zaman kabul etmemiş olsa ve polisin elinde onu suçlayacak somut delil olmasa da, Allen’ın cinayetlerle olan mekânsal ilgisi süreç içerisinde onu tanıyanlar tarafından da tasdiklenmiş ve bununla ilgili belgeseller çekilmiştir. (The Zodiac Killer- Netflix) Tesadüfün çok üzerinde olan rastlantılara rağmen Zodiac katili henüz bulunamamış ve gönderdiği şifreli mektuplar tam olarak çözülememiştir. Peki polis taksi şoförü Stein’in ölümü sırasında, yolda katili görüp görmediğini sorduğu kişiyi şüpheli olarak tutuklasaydı? Vallejo Polis Departmanından George Bawart, otopark cinayeti mağduru Mageau’ya, Allen’ın baş şüpheli olduğu 20 yıl boyunca neden Allen’ı hiç teşhis etmediğini sorduğunda, Mageau kendisine hiçbir zaman şüphelilerin resimlerinin gösterilmediğini ve sadece belirli isimleri tanıyıp tanımadığının sorulduğunu söyledi. Peki ya Mageau doğruyu söylediyse Zodiac’ı yakalamak gerçekten çok mu zordu yoksa polislerin gözünden kaçan şeyler mi oldu?

JACK THE RİPPER (1888- LONDRA)

1888 yılında Londra’nın Whitechapel bölgesinde işlenen bu cinayetler, modern seri katil anlayışının ilk örneklerinden biri olarak görülmektedir. Katil, Whitechapel Katili ve Deri Önlük olarak da anılmaktaydı. Bazı kaynaklarda “Karındeşen Jack” olarak da görmek mümkündür.

Whitechapel katiline atfedilen suçlar çoğunlukla Londra’nın Doğu Yakasındaki gecekondu mahallelerinde yaşayan fahişe olarak çalışan kadınları içeriyordu. (Marry Ann Nichols- 31 Ağustos 1888, Annie Chapman- 8 Eylül 1888, Elizabeth Stride- 30 Eylül 1888, Cathrine Eddowes- 30 Eylül 1888, Mary Jane Kelly- 9 Kasım 1888)[6] Karın mutilasyonlarından önce boğazları kesilmişti. Kurbanlardan en az üçünün iç organlarının çıkarılması, katillerinin anatomik veya cerrahi bilgiye sahip olduğu yönünde spekülasyonlara yol açtı. Cinayetlerin bağlantılı olduğuna dair söylentiler eylül ve ekim 1888’de yoğunlaştı ve medya kuruluşları ve Scotland Yard’a katil olduğunu iddia eden kişilerden çok sayıda mektup geldi.[7] 27 Eylül 1888’de Merkezi Haber Ajansı’na ulaşan bu mektup başlangıçta bir aldatmaca olduğuna inanılıyordu. Üç gün sonra, Stride ve Eddowes’un çifte cinayeti, özellikle bir kez yeniden düşünmelerine neden oldu. Eddowes’in kulak memesinin bir kısmının kesilmiş olarak bulunduğunu öğrendiler. Vücut, ürkütücü bir şekilde mektupta verilen bir sözü anımsatıyordu.[8] Bir diğer mektup olan Cehennemden Mektup Whitechapel Dikkat Komitesi’nden George Lusk tarafından alınmış ve kurbanlardan birinden alındığı iddia edilen yarım bir insan böbreğiyle birlikte gelmiştir. Halk, Jack the Ripper olarak bilinen tek bir seri katilin varlığına inanmaya başlamıştır; bunun başlıca nedeni hem cinayetlerin olağanüstü vahşi doğası hem de suçların medya tarafından ele alınmasıdır. Cinayet soruşturmasında birçok tanık ve şüpheli olmasına rağmen, “kanonik beşli” olarak bilinen ve 31 Ağustos ile 9 Kasım 1888 arasındaki cinayetleri genellikle bağlantılı olma olasılığı en yüksek olanlar olarak kabul edilen cinayetler hiçbir zaman çözülemedi.[9] Bu seri katil vakasının üzerine Philip Sugden, Jack the Ripper’ın cinayetleri, şüphelileri ve dönemin toplumsal yapısı hakkında derinlemesine bilgi veren kapsamlı bir eser kaleme almıştır. (The Complete History of Jack the Ripper)

 

AXEMAN OF NEW ORLEANS (1918 – NEW ORLEANS)

1918 ile 1919 yılları arasında Louisiana’nın New Orleans kentinde faaliyete geçen Axeman of New Orleans, ismini aldığı vahşi yöntemleriyle dikkat çekmiştir. Katil, evlere izinsiz girerek kurbanlarını genellikle keskin aletlerle saldırıya uğratmış; bazı olaylarda kapı kilitlerinin açık bulunması dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkmıştır. Bazı kaynaklarda, katilin belirli bir mesaj ya da talimat içeren mektuplar gönderdiği, hatta bazı efsanelerde “caz müziği”ne yer verilerek, müzikle ilişkilendirilen tuhaf bir iletişim tarzı sergilediği aktarılır.[10] Yıllar süren soruşturmaların ardından, katilin kimliği ve motivasyonları hâlâ net olarak çözüme kavuşmamıştır. Bazı araştırmacılar, cinayetlerin belirli bölgelerde, özellikle İtalyan göçmen topluluğu içinde yoğunlaşmasından yola çıkarak, organize suç unsurlarıyla bağlantılı bir şahsiyet olabileceğini ileri sürmüştür. Diğer teoriler, deneyimli veya savaş sonrası travma yaşamış yerel bir bireyin bu seri cinayetleri işlemiş olabileceğini öne sürmektedir. Vakayla ilgili net ve kesin bir baş şüpheli belirlenememiş; ancak çeşitli raporlar ve tarihsel analizler, suçun arkasındaki kişinin yerel çevrede bilinen bir suç unsuru olabileceğini işaret etmektedir.[11] Her ne kadar çeşitli isimler tartışılmış olsa da, ellerinde somut deliller olmadığı için tek bir isim veya profil kesin olarak öne konulamamıştır. Bu vaka üzerine kitaplar yazılmış ve belgeseller çekilmiştir. (The Axeman of New Orleans: The True Story (Russell McLendon) – Bu kitap, New Orleans’taki katil hakkında detaylı bir inceleme sunar. Belgeseller ve Filmler: The Axeman of New Orleans (Discovery Channel, 2015) – Bu belgesel, katilin kimliğini çözmeye yönelik yapılan araştırmalar ve teorileri ele alır.)

MONSTER OF FLORENCE (1968 – İTALYA)

İtalya’nın Floransa bölgesinde 1968 ile 1985 yılları arasında gerçekleşen cinayetler, “Floransa Canavarı” olarak adlandırılan bu vakayı oluşturur. Vakalar genellikle romantik ilişkiler içerisindeki çiftlere yönelik, planlı ve önceden kestirilemeyen saldırılar şeklinde gerçekleşmiştir. Cinayetlerin ardındaki metodoloji, kurbanların seçimi, saldırı biçimleri ve olay yerlerinin seçimi açısından dikkat çekici unsurlar barındırır. Olaylarla ilgili yürütülen uzun süreli soruşturmalar, çeşitli teorilerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bazı teoriler, katilin organize suç unsurlarıyla bağlantılı veya ritüelistik ögeler taşıyan bir yapıda olabileceğini öne sürerken, kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Monster of Florence vakası, hem basında geniş yer bulmuş hem de adli tıp, kriminoloji ve popüler kültürde kalıcı izler bırakmıştır.[12] İşlenen cinayetlerde en çok tartışılan baş şüpheli, özellikle 1990’lı yıllarda adliyeye intikal eden Pietro Pacciani’dir. Pietro Pacciani, yerel bir tarım işçisidir. Cinayetlerin işlendiği dönemde, olaylara ilişkin deliller ve tanıklıklar çerçevesinde Pacciani’nin adı en çok gündeme gelen isimdir. Pacciani, delillerin yetersizliği ve çelişkili ifadeler nedeniyle uzun süre tartışmalı bir figür olarak kalmış; bir dönem mahkûm edilmiş olsa da daha sonraki itiraz süreçleri ve araştırmalar nedeniyle suçlamalarında ciddi şüpheler oluşmuştur. Cinayetlerin karmaşık yapısı, davada çeşitli eksikliklerin ve belirsizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu nedenle, Pacciani’nin tek başına tüm suçları işlediğine dair kesin bir kanıt her zaman tartışma konusu olmuştur.[13]

CLEVELAND TORSO MURDERER (1930 – OHİO)

1930’larda Cleveland, Ohio’da işlenen ve “Gövde Parçalayıcı” ya da “Cleveland Torso Murderer” olarak anılan cinayet dizisi, Amerikan suç tarihinin en gizemli vakalarından biridir. Katil, kurbanlarının bedenlerini parçalar halinde bırakmış; bu dehşet verici yöntem, adli incelemelerin ve kamuoyunun dikkatini yoğunlaştırmıştır. O dönemdeki adli sistem ve teknolojik sınırlamalar, olayın çözülmesini zorlaştırmış; bu nedenle çeşitli teoriler öne sürülse de, katilin gerçek kimliği ve cinayetlerin ardındaki motivasyon net olarak belirlenememiştir. Cinayetlerin vahşeti, toplumda büyük korku yaratmış; hem psikolojik hem de sosyal açılardan derin izler bırakmıştır. Bazı araştırmacılar, cinayetlerin organize suçla veya dönemin toplumsal çalkantılarıyla bağlantılı olabileceğini ileri sürerken, olayın tam anlamıyla çözülememiş olması tartışmaların sürmesine yol açmıştır.[14] 1930’larda Cleveland’da işlenen ve “Gövde Parçalayıcı” olarak anılan bu dizi cinayetlerde, polis ve araştırmacılar tarafından çeşitli isimler öne sürülmüştür. Dr. Francis E. Sweeney, Cleveland’daki bu cinayetler kapsamında, anatomik bilgiye sahip olması ve kurban bedenlerine yapılan işlemler dolayısıyla en çok tartışılan şüphelilerden biridir. Sweeney hakkında toplanan dolaylı ve circumstantial (örtülü) deliller, onun cinayetlerle ilişkili olabileceğine işaret etmiştir; ancak ne var ki, suçlamaları kesin olarak ispatlanamamış ve davanın çözümü sağlanamamıştır.

Bu cinayetleri unutulmaz kılan bir diğer özelliği ise Blach Dahlia adıyla bilinen Elizabeth Short’un öldürülmesi olayıyla arasındaki garip bağdır. Aralık 1938’de, Torso Katili, Ness’e bir mektup göndererek Kaliforniya’ya taşındığını ve orada bir kadını öldürdüğünü ve başını Los Angeles’a gömdüğünü iddia etti . Mektupta, katil kendisinden “DC” veya Kayropraktik Doktoru olarak bahsetti . Bir soruşturma hayvan kemiklerini ortaya çıkardı.[15]  On yıl sonra, bu “itiraf” yetkililerin Torso Katili’nin, 22 yaşındaki Elizabeth Short’un ikiye bölünmüş kalıntılarının 15 Ocak 1947’de Los Angeles’taki tamamlanmamış Leimert Park konut geliştirme projesinde bulunduğu Black Dahlia vakasıyla bir bağlantısı olabileceği ihtimalini düşünmelerine yol açtı. Hem Short hem de Torso Katili kurbanları ölümden sonra iyice temizlenmişti ve her iki vakada da bir kasap bıçağı kullanıldığına inanılıyordu. Ancak Short, Cleveland kurbanları için bir imza gibi başı kesilmemişti. Dahası, cinayet mektubun alınmasından yaklaşık on yıl sonra gerçekleşti.[16] Dolaylı kanıtlar ve salt spekülasyonlar dışında, Short’u Torso Katili’ne bağlayan hiçbir şey yoktur.[17]

SONUÇ

Yukarıda aktarılan çözülememiş seri katil vakaları sizlere işlendikleri yıllarla ve detaylarıyla birlikte verilmeye çalışılmıştır. Bu vakalar, yalnızca işledikleri cinayetlerin şiddeti ve yöntemleriyle değil, aynı zamanda adli soruşturmalardaki belirsizlikler ve gizemleriyle de dikkat çekmektedir. Bu vakalar, kriminal tarihin karmaşık doğasına ışık tutarken, modern kriminoloji ve adli tıp alanlarında yapılan araştırmalara da ilham kaynağı olmuştur. Her ne kadar yıllar geçmiş olsa da, bu olaylar hala çözülmemiş soruların ve tartışmaların merkezi konumundadır. Bir yandan da gelişen kriminoloji ve diğer bilim alanlarıyla birlikte çözülemeyen vaka sayısı en aza inmektedir. Bu tarz vakaları anlatan filmler ve kitaplar katillere yol gösterdiği gerekçesiyle eleştirse de kurbanları da oldukça bilgilendirdiği oldukça açıktır. Hatta delil zincirine bir şekilde dahil olan her bir uzman, kişi ya da herhangi birine de etkisi olduğu kabul edilmelidir.

Günümüzde gelişen teknoloji ve bilimlerin karşısında kusursuz cinayet işlemek artık neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bu makalede anlatılan vakaların çözülememesinin sebepleri ise tartışmaya açıktır. Bu sebep kimine göre teknolojinin yetersiz olması, kimine göre polislerin gözünden kaçan detaylar ve titizlikle yürütülmeyen soruşturmalar, kimine göreyse herkesten daha zeki olan ve büyük ustalıkla, defalarca cinayet işleyen katillerdir. Katillerin cinayet işleme motivasyonları da değişkenlik göstermekle birlikte, serinin birinci makalesinde anlatıldığı gibi bu tip seri katillerin genellikle psikolojik hastalar olduğu da aşikardır. Bir seri katil, toplum ahlakını etkilediğini düşündüğü için fahişe kadınları öldürmeyi kendine görev edinirken, bir diğer seri katile göre insan öldürmek sadece eğlenceli bir eylemdir. Her bir vaka kendi içerisinde incelendiğinde yeterince korkunç, detaylı, acımasız ve canice olmasına rağmen tek bir makalede bu kadar çok korkunç olaya yer vermek zor olsa da öğrenerek, bilerek daha güçlü, bilinçli ve katilsiz toplumlar inşa etmek gayesiyle.

Kaynakça

  1. Zodyak Katili Kurbanları David Faraday ve Lou Jensen – ZODYAK KATİLİ .COM [Erişim Tarihi:23.02.2025]
  2. Zodyak Katili Kurbanları Darlene Ferrin ve Mike Mageau – ZODYAK KATİLİ .COM [Erişim Tarihi:23.02.2025]
  3. Onaylanan Zodyak Katili Kurbanları Cecelia Shepard ve Bryan Hartnell – ZODYAK KATİLİ .COM [Erişim Tarihi:23.02.2025]
  4. Zodyak Katili Kurbanı Paul Stine – ZODYAK KATİLİ .COM [Erişim Tarihi:23.02.2025]
  5. https://web.archive.org/web/20201211214547/https://www.theguardian.com/us-news/2020/dec/11/zodiac-killer-cipher-cracked-california
  6. Vaka Kitabı: Karındeşen Jack – Kurbanlar
  7. https://en.wikipedia.org/wiki/Jack_the_Ripper
  8. Vaka Kitabı: Karındeşen Jack – Karındeşen Mektupları
  9. https://en.wikipedia.org/wiki/Jack_the_Ripper
  10. https://en.wikipedia.org/wiki/Axeman_of_New_Orleans
  11. https://www.historicmysteries.com/history/axeman-of-new-orleans/24116/
  12. https://en.wikipedia.org/wiki/Monster_of_Florence
  13. https://criminalminds.fandom.com/wiki/The_Monster_of_Florence#Suspects
  14. https://en.wikipedia.org/wiki/Cleveland_Torso_Murderer
  15. Los Angeles Polis Departmanı (1939). Cole, Joseph E. (ed.). Dedektif Lloyd Hurst ve Kimyager Ray Pinker, Los Angeles’ta cinayet kurbanının kemiklerini inceliyor (JPEG) . Cleveland Hafıza Projesi (Michael Schwartz Kütüphanesi) (Fotoğraf). Cleveland Press Koleksiyonu. Los Angeles , Kaliforniya , Amerika Birleşik Devletleri: Cleveland Eyalet Üniversitesi . torso008 .” Alıntılayan https://en.wikipedia.org/wiki/Cleveland_Torso_Murderer
  16. https://en.wikipedia.org/wiki/Cleveland_Torso_Murderer
  17. “Kara Dahlia Cinayeti”

 

Yorum gönder