Biyolojinin İktisada Etkisi: Özgürlük, Rekabet, İşbirliği

Biyolojinin İktisada Etkisi: Özgürlük, Rekabet, İşbirliği

İnsan canlılar alemindeki bir canlı türüdür. Aynı zamanda hayvanlarla kültürel, davranışsal, tıbbi ve genetik benzerliklere sahiptir. Bu sebeple bugün önemli olan düşünce yapılarının biyolojik kökenlerinin olduğunu reddetmek saçma olacaktır. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki doğada genel bir tümelleme yapılmaz. Ve bilim ne yapılması gerektiğine dair önermeler one sürse de sosyal ilişkiler konusunda bunu göstermesi zordur.

Ekonomik ve demokratik liberalizmin ve doğada yansımaları vardır. Hayvanlar aleminde de demokratik uygulamalar, işbirliği, iş bölümü, rekabet, sözleşmesel ilişkiler gibi durumlar söz konusudur. Bazı türler arasında Kropotkin’in de iddia ettiği gibi karşılıklı yardımlaşma söz konusu ise de bu tüm doğada olan bir durum değildir ve tersi de mevcuttur. Örneğin bazı balık türlerinin kendi içlerinde karşılıklı anlaştıkları görülmüştür. Balıklar dışında primat grupları içersinde de benzer uygulamalar söz konusudur. Aynı zamanda karıncalar arasında pazar ekonomisi sistemi yaygındır.

İktisat tarihinin başlıca isimlerinden biri olan Adam Smith’in Ahlâkî Duygular Kuramı kitabının ilk bölümü “Sempati/Empati” olarak adlandırılmıştır. Aynı zamanda Hume ile Smith ahlâkî kuralların tabiatta olduğunu söyleyen filozoflardır. Bugün görüyoruz ki nörobilim, etoloji ve sosyobiyoloji bilimi doğada ahlâkî duygular ve davranışların olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda ayna nöronların keşfi ile beynin empatik yapısı Adam Smith’in teorisini doğrulanmıştır. Ayna nöronlar insan dahil canlı türlerinde sosyalliğini sağlamaktadır. Beynin empatik yönü gereğince başkasının alanına müdahale edildiği zaman vicdani ve empatik duygular beslendiği görülmüştür. Başka canlıların alanlarına müdahale edici hareket eden yapidaki bir sürü lideri dışlanma, sürgün, öldürülme gibi risklere tabidir ki bunların örnekleri söz konusudur. Lakin belirtilmesi gerekir ki insan türleri dahil sosyal hayvanlar topluluk oluşturma eğilimine haizdir. Bu sebeple ortak alanın müeyyidesi belirlenen kuralları konusunda o toplumun üyesi aykırı davranamaz, davranırsa sonuçlarına katlanacaktir.

Aynı şekilde biyolojik yaşamda işbirliği, dayanışma gibi uygulamalarda söz konusudur. Primat ve kuş türlerinin sosyal farkındalık düşüncesi gelişmiştir. Aynı zamanda bitkiler aleminde de benzer uygulamalar söz konusudur. Özellikle ormanda yer alan ağaçların ve bitkilerin kökleri itibariyle sosyalleştiği, birbirlerini uyardığı, savaştığı, köklerindeki mantarlara karşılıklı komünal bir yaşam kurdukları görülmüştür.

Robert H. Frank’in dediği gibi “Bundan yüzyıl sonra profesyonel bir iktisatçı grubuna disiplinlerinin fikir öncüsünün kim olduğu sorulduğunda büyük çoğunluğunun vereceği cevap Charles Darwin olacaktır.”

 

Yorum gönder