OTOMATİK PORTAKAL KİTAP DEĞERLENDİRMESİ

OTOMATİK PORTAKAL KİTAP DEĞERLENDİRMESİ

Otomatik Portakalı tek bir kelime ile ifade etmem gerekseydi seçeceğim kelime “çarpıcı” olurdu. Hakkında yazması da okuması da zor bir kitaptı. Belirli konularla ilgili hassasiyeti ya da travması olan okurlar bu kitabı tercih etmemeli çünkü kitabın içeriği tamamen tecavüz, istismar, madde bağımlılığı, şiddet, hırsızlık, cinayet yani aklınıza gelebilecek her türden suç ve canice duygular.

Kitabın asıl sarsıcı olan tarafı bu suçların, canice duyguların yapan kişi tarafından anlatılıyor olması. Suçlar, işleyen kişi tarafından ana karakter olan Alex tarafından anlatılıyor. Alex yaptıklarını öyle büyük zevkle, öyle kana susamışlıkla ve hayasızca anlatıyor ki adeta kanım dondu.

Yarıda bırakmayı düşündüğüm zor bir kitap oldu ve bunun sebebi kitabın sıkıcı olması ya da “kötü” bir kitap olmasından değildi; aksine anlatım o kadar iyiydi, o kadar gerçekti ki okuduklarımı kaldıramayacak hatta bazen iğrenecek duruma geldim. Kitabı tamamladığıma memnunum çünkü beni zorlayan ahlaki düşüncelerimi, etiğimi sorgulatan bir kitap oldu.

15-16 yaşındaki gençlerin evleri soyduğu, kadınlara hatta çocuklara tecavüz ettiği, yaşlıları öldüresiye dövüp paralarını çaldığı çetelerden birinin lideri bizim Alex. Alex okura “iyi nedir?”, “özgürlüğü alınan bir insanın kodlanmış bir şekilde iyiye yönelmesi gerçek iyilik midir?” gibi zorlayıcı sorular sorduruyor. Sizce kişi iradesiyle, özgürce karar vermeden “otomatik” olarak iyi olanı yapmak zorunda bırakılırsa adeta bir makine gibi iyiye kurulu olarak yaşarsa bu iyi gerçekten iyi midir?

Romanın ilk sayfalarından ben ne okuyorum böyle diye kendimi sorguladım çünkü daha ilk sayfalardan kana susamışlık, o saf kötülük argo kelimelerle öyle “çirkin” bir şekilde anlatılmıştı ki sonrasında yazarın tam olarak ne anlatmak istediğini kavramaya başladım o dehşet hala devam ederken.

Alex ilk bölümde cinayet sebebiyle hapse giriyor, ikinci bölümde ise Alex hapishanede yapılan bir deneye kurban gidiyor. Asıl düşündürücü kısım ikinci kısımda başlıyor bence. Birinci kısım Alex’in ne kadar kötü olduğunu anlamamız ve ona göre Alex gerçekten bu deneyi hak ediyor mu sorgulamamız içindi.

İnsanı iyi yapan hem iyi hem de kötü varken iyi olanı seçmesi midir yoksa kötülüğü seçeneklerden kaldırdığımızda da o insan özünde iyi midir?

Ama tüm bunlara rağmen okumaya değer bir kitap. Sizi konfor alanınızın dışına sürükleyecek bir eser Otomatik Portakal.

Kitap aynı zamanda beyaz perdeye de uyarlandı. Önerilen yaş 16 ve üzeri olsa da bence 18 ve üstü çok daha uygun olacak. Hem rahatsız edici içerik ve tüm çıplaklığı ile argo anlatımdan dolayı hem de yazarın zihinde oluşturduğu etik sorulardan dolayı.

Peki sevgili okur, sence seçim hakkı olmadan otomatik portakal gibi iyiyi yapan insan gerçekten iyi midir?

 

Yorum gönder