Öz Değer: Kendi Değerinin Farkına Var.
Hiç kendinize değer vermediğiniz, insanlar mutlu olsun diye kendinizi unuttuğunuz zamanlar oldu mu? Eminim ki olmuştur. Hangimiz bu hatayı yapmadık ki…
Yaşamımızda, dış dünyanın karmaşıklığı ile çok sık uğraşırken, kendi benliğimize dönük içsel yaşamımızı bu karmaşıklık içindeyken unutuyoruz. Kendinize değer vermek bu içsel yolculuğun temelidir. Bu temeli sağlam atamazsak üstüne kurduğumuz diğer hayat amaçlarımız, kurduğumuz hayaller asla tam anlamıyla yerine oturmaz. Siz hiç temeli sağlam olmayan binanın uzun süre yıkılmadan durduğunu gördünüz mü? Biz de eğer daha güçlü, başarılı, sağlam bir hayat istiyorsak kendimize değer vermeliyiz.
Öz değer; kendimizi olduğumuz gibi kabul etme ve kendimize kızmadan, yargılamadan kendimizi eleştirel bir gözle, gözden geçirme sürecidir. Doğrularımız, hatalarımız, güçlü ve zayıf yanlarımız bizi biz yapan özelliklerimizdir. Günümüzde daha çok olumlu yönlerimizi göstermeye çalışıyoruz çünkü toplum standartları, medyanın oluşturduğu popülarite adı altındaki imajlar, başkalarının bizden beklentileri kendimizi tüm bu dış etkilere karşı mükemmel göstermeye itiyor. Oysaki öz değer dış etkilerden ziyade kendi içimizde halletmemiz gereken bir konudur. Bu etkileri kendimizden olabildiğince uzak tutarsak daha doğru şekilde kendimizi tanıma fırsatı buluruz.
Kendimizi sadece severek bu süreci başaramayız. Sevmenin yanında kendimize saygı duymalı, ihtiyaçlarımızı karşılamalı, sınırlarımızı çizmeli ve bu sınırları dışarı etkenlerin ihlal etmesini önlemeliyiz. Daha da önemlisi biz kendimizden ne bekliyoruz bunun cevabını bulmalıyız. Eğer biz kendi beklentilerimizi farkına varamazsak diğer insanların beklentileri bizi etkisi altına alır. Bizler de bu etkilere uymaya çabalarız. Sonra ne mi olur? Kendi benliğini unutan diğer insanlar için çaba gösteren birine dönüşürüz tekrardan. İhtiyaçlarımızı göz ardı etmek kendimizi mutsuz ve huzursuz hissetmemize neden olur ancak kendimize değer verdiğimiz zaman aldığımız kararların arkasında durur sonuç ne olursa olsun kendimizle gurur duyarız. Biliriz ki o kararı başkası vermedi biz kendimize olan güvenle aldık. Mutluğumuzu başkaları değil de biz inşa etmeliyiz. Mutluluğumuzun sorumluluğunu biz almalıyız. Başkalarının bizi nasıl gördüğünü değil de biz kendimizi nasıl görüyoruz ona odaklanmalıyız. İşte asıl o zaman bizi biz yapan kişi kendimiz oluruz.

Öz saygı, bireysel ilişkilerimiz açısından da oldukça önemlidir. Kendine değer vermeyen kişiler çoğunlukla yaptıkları her harekette güvendikleri bir başka kişinin onayına ihtiyaç duyarlar. Kendilerine güvenemedikleri için yaptıkları işten emin olamaz ve kararsız kalıp şüphe duyarlar. Bu şüpheyi içlerinden yok etmenin yolunu da başkalarının onay cümlelerinde ararlar. Sonucunda ise ilişkiler arasında dengesizlik ortaya çıkabilir. Bazen karşı taraf onaylamadığı için kendi kararından vazgeçen, yürüdüğü yoldan geri dönen, istediklerini yapamayan kişilerle karşılaşabiliriz. İşte bu durum kendimize güvenmeyişimizden kaynaklanır. Öz saygısı yüksek kişiler ise başkalarını dinler ama kendi fikirlerinin, davranışlarının arkasında durarak yoluna devam eder. Sosyal hayattaki ilişkilerde de bu durumla sıkça karşılaşırız. Öz saygısı yüksek kişiler yeni ortamlara girmekten ve yeni insanlar ile tanışmaktan çekinmezler. Çünkü kendilerine güvenleri ve saygısı yüksektir. Girdikleri ortamda fikirlerini sunmaktan, reddedilmekten çekinmezler. Kendilerini daha rahat açıklar ve etkili iletişim kurarlar. Kendine değer vermeyen kişiler ise yanlış yapmaktan korkup asla kendilerinden emin olamadığı için daha çekingen davranırlar. Yeni girdikleri ortamda reddedilmemek için kendi fikirlerinden ziyade karşı tarafın fikirlerine uyum sağlamaya yönelirler. Rahat bir iletişim kuramazlar, kendilerinden ödün verirler. Bu durum ortamda dengesiz ilişkiye neden olur. Sizler her ne kadar uyumlu biriyim diye düşünüp olumlama yapmaya çalışsanız da insanlar karşılarında kendisine saygısı olmayan, kendi fikrinin arkasında durmayan kişileri benimsemekte zorlanırlar, hakkınızda olumsuz düşünürler.
Öz değerin başarılarımız üzerindeki etkisi de büyüktür. Yüksek öz değere sahip kişiler başarı için risk almaktan, hata yapmaktan korkmazlar çünkü kendilerine güvenirler. Motivasyonları yüksek olur. İnsanların onların başarısı hakkında ne düşündüklerine takılmazlar, emin adımla yollarına devam ederler. Kendine değer veren kişiler kolay pes etmezler. Örneğin akademik anlamda yüksek öz değere sahip öğrenci bir sınavdan düşük not aldığı için kendini başarısız öğrenci ilan etmez. ‘Yapamıyorum, insanlar ne der, hep böyle başarısız olacağım’ vb. olumsuz cümleler kurmak yerine bu durumu kendini geliştirmek için fırsat görür, daha çok çalışıp başarılı olacağını düşünür.
Sonuç olarak kendimize değer vermek hayatımızın her alanını etkiler. Bu durum kendimizi olduğu gibi kabul etmek, sınırlarımızı bilmek, kendimizle gurur duymak ve etkili iletişim kurmak için gereklidir. Tüm bunları yaptığımızda iç huzura kavuşuruz, hayatımız anlamlaşır. Öz değer bir anlık bir gereksinim değildir hayatımızın temel yapı taşıdır. Kendimizi farkına varma sürecidir.
‘Bir insanın en büyük hatası başkalarına gereğinden fazla değer vermek değil; kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.’ –Gabriel Garcia Marquez
“2005 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi de İstanbul’da okudu.
Lise eğitimini Çağrıbey Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Lisede yapılan birçok
sosyal aktivite projelerinin organizasyonlarını yürüttü. 2023 yılında ise İstanbul
Medipol Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim lisans bölümüne yerleşti. Sosyal
etkinlikleri, eğlenerek öğrenmeyi, birçok farklı alanda yeni bilgiler keşfetmeyi
sevdiği için Medipol Üniversitesi’nde Modern Araştırmalar ve Strateji Kulübü
üyesi oldu. Yazı yazmayı çok seviyordu hatta yazmanın kendi zihnini
rahatlattığını düşünürdü. Yazı yazmaya ortaokulda okulunun çıkardığı “” Yaman
Öyküler”” adlı kitaplar için yazmış olduğu iki öyküsünün seçilmesi ile başladı;
sonrasında “”Lemur”” adlı online dergide bir yazısı yayımlandı. Üniversitede de
yazı hayatına devam etmek, kendini geliştirmek için Manifesto Dergisi’nde
Psikoloji ve Kişisel gelişim alanlarında yazı yazmaya başladı hâlâ bu alanlarda
çalışmalarına devam etmekte.”


Yorum gönder