Avrupa Birliği’nin Hukuki Yapısı

Avrupa Birliği’nin Hukuki Yapısı

AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUŞU

20.yüzyılın ilk yarısında ve tüm Avrupa kıtasında büyük bir yıkım bırakan 2.Dünya savaşı yaşandı. Bu savaşın ardından Avrupa ülkelerinin de ortak çıkarlar ve ortak değerler etrafında birleşerek barışı ve refahı yeniden sağlamak, savaşın izlerini silmek, ekonomiyi canlandırmak ve ortak bir pazar kurma fikri ortaya çıktı. Bu konu da ilk adım dönemin Fransız Dışişleri Bakanının adı ile anılan Schuman Bildirisi ile atılarak, Fransa’nın öncülüğünde Almanya ve Fransa yeni bir hareket başlatmış, aynı idealleri paylaşan diğer Avrupa devletlerini de aralarına katarak ilk siyasi girişimi gerçekleştirmişlerdir. Bu doğrultuda Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya’nın da katılımıyla 1951 yılında imzalanan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu[AKÇT] kuran Paris Antlaşması ve 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğunu[AET] kuran ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu[EURATOM] kuran Roma Antlaşmalarının imzalanması sonucu Avrupa da kurulmak istenen birlik ve beraberliğin ilk adımları atıldı. Kuruluş yıllarında 6 üyeden oluşan Avrupa Toplulukları günümüzde 27 ülkeden oluşan bir Birlik haline gelmiştir.

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

Bu birlik ayrıca bir hukuk sistemine sahiptir. Avrupa Birliği özerk bir hukuk düzenine sahiptir. Bu hukuk düzeninin kendine özgü kaynakları da bulunmaktadır. AB hukuku üye ülkelerin ulusal hukuklarının yanı sıra tek yargısal sistemdir. Avrupa Birliğine katılmak için birlik yasalarına koşulsuz tabi olunması gerekir. AB hukukundan üye devletlerdeki gerçek ve tüzel kişiler yararlanabilir. AB hukuku üye devletlerde doğrudan uygulanır ve hukuka etki doğurur. AB ve AB iş hukukunun üç temel kaynağı bulunmaktadır. Bunlar, birincil normlar, ikincil normlar ve türev hukuktur .Birincil normlar Avrupa Birliğini kuran antlaşmalardır. İkincil normlar tüzükler ve yönergelerdir. Birlik hukukunun yardımcı kaynakları olarak ise uluslararası hukuk, AB’nin genel prensipleri ve içtihat kararları gösterilebilir. Ayrıca AB hukukunun kaynakları belli bir hiyerarşi içinde bulunmaktadır. Hiyerarşiyi belirleme görevini Avrupa Birliği Adalet Divanı[ABAD] yerine getirmiştir. AB hukukunun kaynakları hiyerarşik bir düzen içerisinde üstten alta olacak şekilde birincil hukuk ve yazılı olmayan hukuk, AB’nin uluslararası anlaşmaları ve ikincil hukuk şeklinde sıralanabilir.

Birincil hukuk kaynakları, Birlik antlaşmaları ve Genel hukuk ilkelerinden oluşur. Bununla birlikte birincil hukuk, AB’nin uluslararası anlaşmaları karşısında üst bir seviyede bulunmaktadır. Klasik birer uluslararası anlaşma olan AB anlaşmaları ise üye devletlerin hukuk sistemlerinde geçerli onay sürecinin ardından yürürlüğe girmektedir. Paris Antlaşması hariç diğer antlaşmalar süresizdir. Ayrıca yeni üyelerin katılım antlaşmaları da birincil kaynak niteliğindedir.

İkincil hukuk kaynakları ise karar alma yetkisi ile donatılmış Birlik kurumlarının yaptığı düzenlemeler oluşturur. ABİHA m.288’e göre Kurumlar, Birliğin yetkilerinin kullanılması için tüzük, direktif, karar, tavsiye ve görüşler kabul eder. Yine aynı madde, her bir tasarruf türünün temel özellikleriyle ilgili kısa bilgilere yer vermektedir. Tüzükler genel uygulama alanına sahiptir. Bütünüyle bağlayıcıdır ve tüm üye devletlerde doğrudan uygulanır. Direktifler ise muhatap alınan her üye devleti ulaşılması gerekli sonuçları itibarıyla bağlar, şekil ve yöntem seçimini ise ulusal otoritelere bırakır. Kararlar bütünüyle bağlayıcıdır. Muhatabı belirtilen bir karar yalnızca muhatabı için bağlayıcıdır. Tavsiye ve görüşler ise bağlayıcı nitelikte değildir.

AVRUPA BİRLİĞİNİN YARGI DÜZENİ

Avrupa Birliği Adalet Divanı, Avrupa Birliğinin yargı organıdır. Adalet Divanı ve Genel Mahkeme olmak üzere iki mahkemeden oluşur. Divan, Birlik hukukunun yorumlanmasında ve uygulanmasında hukuka saygıyı sağlama, ulusal hukuk düzenleri ile AB hukuk düzeni arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, hukuki denetim, yorum, uyuşmazlık çözme gibi işlevlerini yerine getirir. Divanın görevlerine giren davalar, ihlal davası, iptal davası, hareketsizlik davası, ön karar davası, tazminat davası, personel davası, Avrupa Yatırım Bankasını ilgilendiren davalar, Ulusal Merkez Bankalarının Yükümlülüklerine ilişkin ihlal davası, tüzüklerin cezai hükümlerinin uygulanması konusunda açılan davalar, fikri mülkiyet haklarını konu alan anlaşmalar temelinde kabul edilen tasarrufların uygulanması ile ilgili davalar olarak sıralanabilir. Adalet Divanı daireler veya Büyük Daire olarak toplanır. Adalet Divanı, Statüsü’nde belirtilen durumlarda genel kurul halinde toplanabilir.

Adalet Divanı 27 yargıçtan ve 8 hukuk sözcüsünden oluşmaktadır. Adalet Divanı yargıçları ve hukuk sözcüleri, bağımsızlıklarından şüphe edilmeyen ve kendi ülkelerinde en yüksek yargı makamlarına atanmak için gerekli niteliklere sahip kişiler veya yetkinlikleri kabul edilmiş hukukçular arasından, üye devlet hükümetlerinin mutabakatıyla, altı yıllık bir süreç için atanırlar. Hakimler kendi aralarında üç yıllık bir süre için Adalet Divanı Başkanını seçerler. Ayrıca Divan müzakereleri gizli olup, açıklanmaz, kararlar çoğunluk oyuna göre oluşur ama tüm yargıçlar tarafından imzalanır ve karşı oylar yayınlanmaz.

Avrupa Adalet Divanı içerisinde Genel Mahkeme, üye devletler, Avrupa Birliği kurumları veya Avrupa Merkez Bankasının davacı olarak yer aldığı davalara, ilk derece mahkemesi olarak bakmaya yetkilidir. Genel Mahkeme, ihtisas mahkemelerinin kararlarına karşı açılan davalara bakmaya yetkilidir. Genel Mahkeme tarafından bu kapsamda verilen kararlar, Birlik Hukukunun birliğinin ve uyumunun ciddi bir şekilde etkilenme riskinin bulunması halinde, Statü’de öngörülen şartlar ve sınırlamalar dahilinde, istisnai olarak Adalet Divanı tarafından yeniden incelenebilir. Genel Mahkeme yargıçlarının sayısı Avrupa Birliği Adalet Divanı Statüsü’nde belirlenir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı Lüksemburg’da faaliyet göstermektedir.

 

KAYNAKÇA

1. https://diabgm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/12102021114312AB%20HUKUKU__S.pdf

2. https://www.ab.gov.tr/avrupa-birligi-adalet-divani_45632.html

 

Yorum gönder