Türklerde Mitoloji ve Barındırdığı Unsurlar

Türklerde Mitoloji ve Barındırdığı Unsurlar

Türklerde Mitoloji ve Barındırdığı Unsurlar

Tarihin her döneminde tarih sahnesine çıkan Türkler, büyük bir kültürel zenginliğe ve kadim bir mirasa sahiptir. Neredeyse her milletle etkileşim içinde bulunmuşlardır. Tarih yazıcılığı yapmasalar da, kahramanları ve göstermiş oldukları kahramanlıklarla destanlar yazmışlardır.

Türk Mitolojisinin de omurgasını bu destanlar teşkil eder. Destanlar, her ne kadar birçok mitolojik unsur barındırsalar da, Türk Mitolojisi, diğer ırkların mitolojilerine nazaran gerçeğe en yakın olanıdır. Türkler, “töre” (türe) adını verdikleri sözlü yasaları gibi destanlarına da sadık kalmış, nesilden nesle sözlü ve daha sonra yazılı olacak şekilde aktararak korumuşlardır. Türk Mitolojisi, bütün zenginliğiyle bu şekilde vücut bulmuştur.

Mitoloji Nedir?

Mitoloji, eski Yunancada “geçmişte söylenenlerin tekrar edilmesi” gibi bir anlam taşırken, Doğu dillerinde efsane, Batı dillerinde mit anlamı kazanmıştır. Günümüzde mitoloji, mitlerin (efsanelerin) incelenmesi, yorumlanması bilimine denir. Gerçekte doğru olmayan bir hikâye ve anlatı barındırır ve çoğunlukla bir yanlışlık, doğru olmayan bir unsur vardır. Efsaneler konu itibarıyla tanrıları, soylu kişileri, asilleri, kahramanları ve doğaüstü varlıkları konu alır. Çoğunlukla sözlü aktarım ile yayılarak varlıklarını sürdürürler.

Mitolojilerin anlattığı 3 temel esas vardır:

  1. Evren ve yaratılışa dair söylenceler
  2. Tanrılara dair söylenceler
  3. Kahramanlara dair söylenceler

Türk mitlerini oluşturan ana unsur destanlardır. Destan, bir milletin tarihten evvel veya tarihinin teşekkülü sıralarında vücut bulmuş efsanelerinden ve bu efsanelerin kahramanlıklarından bahseden dini–efsanevi manzumelerdir. Destan, milletleri derinden etkileyen olayların anlatıldığı sözlü edebiyat türüdür. Destanlar anonimdirler. Olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir. Genellikle yiğitlik, ölüm, yurt sevgisi ve aşk gibi konular işlenir.

Hangi Coğrafyada Şekillendi?

Türkler, Orta Asya’nın kuzeydoğu bölgesinde bulunan Baykal Gölü’ne dökülen Orhun ve Selenge ırmakları civarında ortaya çıkmış, ardından atı bir ulaşım aracı olarak kullandıklarından, bütün Orta Asya’ya yayılmış ve bu bölgeleri ele geçirmişlerdir. Türkler, coğrafi konumları sebebiyle Çinlilerle asırlarca komşu olarak yaşamışlardır. Bu sebeple Türk Tarihinin birinci elden kaynakları Çin yıllıklarında bulunabilmektedir.

Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Kutsal metinlere (Hristiyanlık ve Yahudilik) göre, Nuh Peygamber’in üçüncü oğlu Yafes, bütün Türk boylarının atası sayılmaktadır. Nuh Peygamber, oğlu Yafes’e dua etmiş ve onu övmüştür. Tevrat’ta da iltifatlar edilen Türkler, Yafes’in soyundan dünyaya dağılmıştır. Yafes’in torunu Türkler, dünyaya en çok yayılan millet olma özelliğini taşırlar.

İlk Türk izlerine bugünkü Kuzey Asya’da, Sibirya steplerinde rastlanılmıştır. Sabirler (Subarlar) ismi altında yaşayan Türkler, iklim koşullarından dolayı farklı farklı bölgelere göç etmişlerdir. Mezopotamya bölgesine gelenler “Ur” ve “Uruk” kentlerini kurmuşlardır. Dil özelliklerine bakıldığında, Sümerlerin en yakın temsilcileri bugünkü Suvar, Yakut, Karagas ve Çuvaş Türkleridir.

Türk adının kabul edilen ilk kullanımını 1. yüzyılda Pomponius Mela isimli Romalı Tarihçi gerçekleştirmiştir. Azak’ın doğusunda yaşayan insanlar Turcae – Tyrcae adı ile kayda geçmiştir. Tarihçi Koelle, “Türk” kelimesinin kökünü “Turtir” sayarak, “çekmek–cezbetmek-çekici” anlamında anlatmıştır. Arap–İslam Tarihçisi Gardizi ise Peygamber Nuh’un oğullarından Yafes’e verilen bölgenin ıssız olduğunu ve Türklere “terk” edildiğini, bunun için de Türk kelimesinin anlamının “Terk” anlamına geldiğini söyler. Alman Türkolog Müller de, Uygur metinlerini inceleyip, güçlü, kuvvetli anlamına, kendisi de bir Türk olan Ziya Gökalp, adet ve gelenek demek olan türeli diye açıklar.

En eski söyleniş şekli Törük – Türük olan bu kelime, zamanla değişikliğe uğrayarak Türk şeklini almıştır. Bu kelime türeyen, güç ve kuvvet anlamlarına gelmektedir. Bu anlam Türklerin, tarihi başlangıcı ve gelişim serüvenleriyle hayli örtüşmektedir.

Türklerin atalarının Brakisefal ırka dayandığı savunulur. Bu ırkın savaşçı ve göçebe kültüre sahip olduğu, MÖ 1700 yılları sonrasında kitleler halinde Altay Dağları ile Tanrı Dağları arasındaki bölgeye yayıldığı bilinmektedir. Bunların arasında bilinen ilk Türk Topluluğu İskitlerdir.

Türk Mitolojisindeki Tanrılar

Türk mitolojisine ait unsurları, günümüze kadar sözlü veya yazılı şekilde ulaşmış olan Türk Destanları barındırmaktadır. Bu unsurlardan bazıları şu şekildedir:

Tanrılar ve Kapsamları

  • Tengri: Gök Tanrısı. Her şeyin yaratıcısıdır. Tengri, Göksel küreyi kontrol eden Türk panteonunun ana tanrısıdır.
  • Kayra: Evrenin yüce Tanrısı olarak nitelendirilir. Türk Mitolojisinde Tanrı’nın ruhu ve yaratıcı tanrıdır. Gök Tanrısının oğludur.
  • Erlik: Ölülerin ve yeraltı dünyasının tanrısı olarak bilinmektedir. Panteondaki orijinal tanrılardan birisidir. 9 oğlu ve 9 kızı vardır.
  • Ülgen: İyilik Tanrısı. Kayra’nın oğlu. Türk ve Moğol mitolojisinde yaratıcı tanrıdır.
  • Mergen: Bilgelik tanrısı. Kayra’nın oğlu. Bolluk ve bilgi tanrısıdır.
  • Kızagan: Avrupa Hunlarının savaş tanrısı. İlk Türklerin bir savaş tanrısı yoktur. Kızagan, Kayra’nın oğlu ve Ülgen’in kardeşidir.
  • Umay: Bereket Tanrıçasıdır. Aynı zamanda bekâret tanrıçasıdır ve bu nedenle kadınlar, anneler ve çocuklarla ilgilidir.
  • Kübey: Doğum ve çocuk tanrıçasıdır. Doğum yapan kadınları korur. Çocuklara ruh verir.
  • Kuyaş: Güneş tanrısıdır. Kuyaş, Gök Tengri’nin ve yer Tanrıçasının oğludur.
  • Ay Ata: Ay Tanrısıdır. Mitolojiye göre bir ay tanrısı ve Gun Ana ile birlikte gökyüzünün altıncı katında yaşıyor.
  • Gün Ana: Güneş Tanrıçasıdır. Kazak ve Kırgız mitolojilerinde ortak tanrıçadır.
  • Bürküt Ata: Kartal Tanrısı. Güneşi ve gücü sembolize eder.
  • Ayzıt: Güzellik Tanrıçasıdır. Aynı zamanda Sibirya’da Yakut halkının ana tanrıçasıdır.
  • Yayık Han: Nehirlerin tanrısıdır. Daha önce Altay mitolojisinde Dayık olarak bilinen Türk panteonunda bir tanrıdır. 17 nehrin kavşağında yaşadığı söylenir.
  • Alaz: Türk mitolojisinde ateş tanrısıdır. Alas – Batır veya bazen Alaz Han olarak da bilinir.
  • Bayanay: Av Tanrıçasıdır. Aynı zamanda Yakutlar için ormanların ve neşenin tanrıçasıdır.
  • Od Ana: Ateş Tanrıçasıdır. Ayrıca evlilik tanrıçası olarak da adlandırılır. Moğollarca “Ateş Kraliçesi” olarak da anılır.
  • Od Ata: Ateş Tanrısıdır. “Od Han” ve “Ateş Kralı” olarak anılır. Şamanizm geleneklerinde ateşin ruhudur.

Elbette Türk Mitolojisi bununla sınırlı değildir. Bunların dışında daha birçok Tanrı ve yaratık vardır. Sonraki yazılarda tekrar değinmek vesilesi ile Türk Mitolojisi için takipte kalın.

Yusuf Genç

Yorum gönder