Kendini Sevmenin Ötesi: Narsisizm
Gülce DAŞDEMİR
Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendi bedensel veya zihinsel benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Köken olarak mitolojideki “Narcissus” adından türemiştir. Narcissus isimli bir genç suda kendi yansımasını görerek kendine aşık olmuş, bu imkânsız aşkını yani kendisini izleyerek ömrünü geçirmiştir. Aşkına kavuşmak isteyen Narcissus sudaki yansımasını elde etmeye çalışırken ise suda boğulmuştur. Bu yaşanmış hikâye, bizlere aslında narsisizm özelliklerini anlatmaktadır.
Narsist kişilik bozukluğuna sahip insanlar, genellikle eşsiz ve mükemmel olduklarına inanırlar. Hatta bazıları kendisinin özel güçleri olduğuna inanır, herkesin de kendisine hayran olmasını bekler; kendi çıkarları için herkesi kolayca gözden çıkarabilir, çünkü tek önemli olan kendisidir. Başkalarını etkilemeye çalışır ancak kimse ile duygusal bağ kurmaz, bağlanmaktan kaçınırlar.
Narsisizmin bireylerde ne tür belirtiler ortaya çıkardığına şöyle bir bakalım:
1-) Empatiden yoksun olurlar.
2-) Manipüle edici davranışlarda bulunurlar.
3-) Geçmek bilmeyen sınırsız başarı, güç ve güzellik- yakışıklılık düşünceleri vardır.
4-) Sürekli övgü bekler ve bunun için baskı ortamı kurarlar.
5-) İnsanların kendisine hizmet etme durumunda olduklarını varsayarlar.
6-) Kendileriyle aynı statüye sahip insanlarla arkadaşlık kurmak isterler. Fakat bu gerçekleştiğinde bile önde olma dürtüsü ile çevreleriyle yarış halinde olurlar.
7-) Dışarıya karşı ne kadar güçlü, özgüvenli gözükseler de aslında içlerindeki kendilerine olan güvenleri zayıftır ve bunu belli etmek en büyük korkularıdır.
😎 Herkesten daha başarılı olma dürtüsüyle hareket etmek, içinde bulundukları tüm gruplarda en üstün ve zeki olmak isterler.
Narsisizm günümüz toplumlarında yaygınlaşmaya başlamaktadır. Bunun nedeni artan sosyal medya kullanımı, rekabetçi toplum yapısı, büyüme-yetişme tarzları (çocuklukta aşırı övgü veya aşırı eleştiriye maruz kalma), olaylar ve durumlar karşısında gerçekçi geri bildirimler yerine sürekli gerçekçi olmayan abartılı övgüler almak, sosyal ve ekonomik eşitsizlikler vb. etkenler narsisizmin artmasında etkili olmuştur. Narsisizm, kişinin toplumdaki kişileri ve kendisini anlama ve yorumlama ve algılamasıyla ilişkilidir.
Dijital Hayranlık: Sosyal Medyanın Narsisizm Üzerindeki Gücü
Sosyal medya, narsist bireyler için kendilerini en iyi hissedecekleri ve ifade edebilecekleri yerlerden biridir. Bunun nedeni, sosyal medyanın kişilere kendilerini sürekli göstermeye olanak sağlamasıdır. Kullanıcılar aldıkları beğeni ve yorumlarla kendilerini daha çok göstermeye, dikkat çekmeye çalışırlar. Kendilerini odak noktası yapma konusunda “özçekim”den faydalanabilirler. Güzel yorumlar, bireylerde “kendilik” algısını arttırabilir. Sosyal medyada insanlar, kendi belirledikleri, genellikle en iyi, en başarılı yönlerini, bazen de hiç olmayan biri gibi kendilerini “mükemmel, kusursuz” gösterme şansına sahiptirler. Ayrıca sosyal medya bir rekabet alanıdır. Narsisizme meyilli kişiler bu rekabette en iyi ben olmalıyım düşüncesi ile hareket eder, karşısındakini alçaltıp kendini en yükseğe çıkarmayı dener. Tüm bu sosyal medya olanakları narsist bireylere dönüşmemize yardım eden etkenlerdir. Bu yüzden narsist bireylerin sosyal medyayı kullanım oranları oldukça fazlalaşmaya başlamıştır.
Narsisizm bazen bizlerin bildiği belirgin özellikler etrafında kendini göstermez. Narsisizmi iki alt başlıkta inceleyebiliriz:
Narsisizm Türleri
1-) Büyüklenmeci Narsisizm:
Narsisizmin en bilinen, belirgin özelliklerini gördüğümüz, klasik türüdür. Büyüklenmeci narsisizmin belki de en önemli belirtilerinden biri, tek taraflı ve karşılıksız ilişki dinamikleridir. Büyüklenmeci narsistler, diğerlerinden sürekli olarak zaman, sabır, fedakârlık, hayranlık beklerken kendileri bu konularda karşılık verme ihtiyacı hissetmez. Bu türe sahip narsist bireyler yalnızca kendi ihtiyaçlarını ve çıkarlarını karşılamakla ilgilenmektedir. Küstahlık, haset, dikkat çekme arzusu, aşırı talepkarlık, diğerlerinin ihtiyaçlarını görmeme, yalnızca kendileriyle meşgul olma, diğer insanların duygularına, düşüncelerine ve tepkilerine karşı oldukça duyarsız olma, kaygı düzeyinin düşük olması gibi özellikler gösterir.
Büyüklenmeci narsistik özellikler taşıyan bireylerin, benliklerine ilişkin aşırı üstün ve benzersiz oldukları şeklinde bir algılarının olabileceği, bu algıyı koruyabilmek ve başkalarının hayranlığını kazanabilmek için saldırgan, öfkeli ve hatta ve antisosyal davranışlarda bulunabilecekleri aktarılmaktadır. Kişiler yaşadıkları olumsuzlukları genellikle görmezden gelirler ve benlik saygıları aşır yüksektir.
2-) Kırılgan (Gizli) Narsisizm:
Gizli narsistler, büyüklenmeci narsistlerden farklı olarak tipik belirti ve semptomlarının çoğunu gizlerler. Genellikle, güvensiz ve reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet gösteren kişilerde görülür. Bu kişiler, kendilerini diğerlerinden hem aşağıda hem de üstün hisseder. Eleştiriye veya göz ardı edilmeye karşı kolayca kızgın, kaygılı veya düşmanca tavırlar sergilerler. Her türlü eleştiriyi negatif olarak algılarlar. Övgüleri almakta zorlanırlar. Kaynaklarına güvenmez ve bu tür geri bildirimleri gizli saldırılar olarak algılarlar. Kişiliklerinin sadece bazı yönlerini açığa çıkarırlar. Yardıma muhtaç, yenilmiş gibi görünebilirler, ancak alamadıkları şeylere karşı kolayca sinirlenirler. Büyürken fazla empati tecrübesi yaşamadıkları için empati eksikliği gösterirler. Kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırdıkları için sıklıkla yalnız zaman geçirebilirler. Kırılgan narsisizm özelliklerine sahip bireylerin, diğerleri tarafından sevilmemekten ziyade, tercih edilmedikleri bulgusu aktarılmıştır. Kırılgan narsist kişiler, çoğunlukla yaşanan olumsuzluklara aşırı hassasiyet gösterirler ve benlik saygıları daha düşüktür.
Narsistlik Tedavi Edilebilir Mi?
Genellikle ilaçla tedavi edilmesi mümkün gözükmeyen bir bozukluktur. Narsistik kişilik bozukluğu yaşayan bireyler tedaviye dirençlidir, dolayısı ile tedavi edilebilir olsa da ancak bireyin kendisi değişim isteği göstermelidir. Bu yüzden narsistik kişilik bozukluğu tedavisinde uzun süreli psikoterapi yöntemi uzman bir klinik psikolog tarafından ele alınmalıdır.
Terapi yöntemlerinde sıklıkla bilişsel davranışçı terapi kullanılır. Terapistlerin en çok zorlandığı hastalık grubudur. Narsistik kişilik bozukluğu olanların iyileşmesi uzun bir terapi sürecine bağlıdır.
Narsist Biriyle Karşı Karşıyayız! Neler Yapmalıyız?
Narsist bireyler sınırları zorlayabilir. Kendi sınırlarınızı net bir şekilde belirlemek bu durumda çok önemlidir.
Duygusal ve psikolojik anlamda bütün manipülatif davranışları sınırlandırılmalı ve izin verilmemelidir.
Onu kaybetme korkusu ile yaklaşıldığı gösterilmemeli ve hissettirilmemelidir.
Empatiyi anlayamazlar ama onları kendi çıkarları ile yüzleştirerek empatik davranmalarını sağlayabilirsiniz.
Narsist bir insana karşı olumlu ya da olumsuz hissedilen duygular net bir şekilde ifade edilmelidir.
Narsist bir insanın karşısında suçluluk, değersizlik, yetersizlik gibi duygulara kapılmamalıyız. Narsist kişiliğin egosunu besleyici görev edinilmemelidir.
Narsist bireyler, çocukluğunda sevgiye muhtaç, yalnızlığa itilmiş, empati duygusundan yoksun kalmıştır. Bu yüzden kendi güçlerini yanlış yollardan da olsa göstermek isterler. İlerleyen süreçte ise bu durum psikolojik rahatsızlık olan narsisizme dönüşür. Bu durumu engelleyemesek bile ilerde azalmasını sağlayabiliriz. Güçlü, güzel ve sevgi dolu bir iletişimin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur. Çevremizdeki kişilerle renklenmek varken kendi yansımamız olan gri renkte boğulmayalım!
Kaynaklar
1. Bahçeşehir Psi̇koloji, ((N.D)), https://bahcesehirpsikoloji.com/narsisizmin-turleri/, Narsisizmin Türleri,
2. Turanlar,Tuğçe. (2023). Narsisizm: Kırılgan Narsisizm ve Büyüklenmeci
3. Narsisizm, https://www.tugceturanlar.com/narsisizm/
4. Taşteki̇n, Hande, (2024). Narsist Ne Demek? Narsist Kişilik Bozukluğunun 13 Belirtisi. Memorial. https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/bir-insanin-narsist-oldugunun-13-isareti .
5. Terim, Buse. (2021). Narsist Kişileri Nasıl Tanırsınız? Neler Yapmalısınız?. https://www.buseterim.com.tr/tr/iyi-hisset/saglik/narsist-kisileri-nasil-tanirsiniz-neler-yapmalisiniz#narsistik-kisilik-bozuklugu-olan-birine-nasil-davranilmali
“2005 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi de İstanbul’da okudu.
Lise eğitimini Çağrıbey Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Lisede yapılan birçok
sosyal aktivite projelerinin organizasyonlarını yürüttü. 2023 yılında ise İstanbul
Medipol Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim lisans bölümüne yerleşti. Sosyal
etkinlikleri, eğlenerek öğrenmeyi, birçok farklı alanda yeni bilgiler keşfetmeyi
sevdiği için Medipol Üniversitesi’nde Modern Araştırmalar ve Strateji Kulübü
üyesi oldu. Yazı yazmayı çok seviyordu hatta yazmanın kendi zihnini
rahatlattığını düşünürdü. Yazı yazmaya ortaokulda okulunun çıkardığı “” Yaman
Öyküler”” adlı kitaplar için yazmış olduğu iki öyküsünün seçilmesi ile başladı;
sonrasında “”Lemur”” adlı online dergide bir yazısı yayımlandı. Üniversitede de
yazı hayatına devam etmek, kendini geliştirmek için Manifesto Dergisi’nde
Psikoloji ve Kişisel gelişim alanlarında yazı yazmaya başladı hâlâ bu alanlarda
çalışmalarına devam etmekte.”
Yorum gönder