Denetimli Serbestlik Planları ve Uygulamaları
MERVE KIRMIZI
Giriş
Denetim bir fiil olarak denetleme fiilini karşılamaktadır. Denetleme fiili kişiler ve devletler tarafından bir önleme mekanizması olarak kullanılmıştır. Denetleme faaliyetleri önceden belirlenen amaç ve kurallara uygun hareket edilip edilmemesi durumunun incelenmesidir.
Denetim kavramının ceza yargılamalarına ilişkin hukuki bir tedbir olarak uygulanması durumu 19. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmış ve 20. yüzyıl itibariyle hukuki temellere oturtularak yasallaşmıştır. Böylece bu tarihlerden itibaren “denetimli serbestlik” bir kavram ve uygulama olarak hukuk düzleminde yer almaya başlamıştır. Bu kavram ile birlikte suça yönelmiş ve suç işlemiş bireylerin tekrar suç işlenmesinin önlenmesi amaçlanmakta ve toplumla yeniden bütünleşmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır.
Tarihte denetimli serbestliğin babası olarak kabul edilen John Augustus, bu kavramın bir tedbir olarak uygulanması için öncülük etmiştir. Augustus’un rehabilitasyona olan ilgisi, bir davada etkilendiği bir sarhoşun kefalet ücretini ödemesiyle başlamış ve Agustus, 1841’de sarhoşluğa ilişkin kefalet ödemesi yaptığı olayda söz konusu adama fırsat verilirse kendini düzelteceğine inanarak hareket etmiştir. Bu durum sonrasında 18 yıl boyunca idam karşıtı çalışmalara destek vermiş ve pek çok kişinin kefalet ücretini ödemiş ve dönemin hakimlerini ikna ederek bu kişilerin gözetimini sürdürmüştür. Agustus bu uygulamasıyla yaklaşık 2000 hükümlüyü topluma kazandırma yönünde hareket etmiştir. Augustus’un 1859’da ölümünden sonra bu uygulama gönüllü yardımseverlerce devam ettirilmiş ve 1878 yılında Boston Ceza Mahkemeleri için düzenli bir denetim görevlisi atanması ile yasal bir uygulama haline gelmiştir.
Denetimli serbestliğin devletlerce kabulü ve yasal bir uygulama niteliğini alması ise insan haklarına saygı ilkesi çerçevesinde hiç kimsenin insan onurunu aşağılayıcı bir muameleye tabi tutulamayacağı temelinde gelişmiştir. Böylece hiç kimsenin orantısız bir cezaya çarptırılamayacağı ve onarıcı adalet anlayışı temelinde toplum odaklı, toplumda daha sağlıklı bireylerin yer almasını sağlayacak denetim tedbirleri düzenlenmiştir.
Denetimli serbestlik uygulaması Türkiye’de 03.07.2005 tarihli 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla çok eski bir tarihi geçmişe sahip değildir. Çalışmamızda ilgili kanun kapsamında Denetimli Serbestlik Kararları ve Uygulamaları incelenecek ve güncel uygulamalar ile Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı kapsamında yapılan planlamalara değinilecektir. Bu kapsamda öncelikle denetimli serbestliğe ilişkin kanun maddeleri incelenecektir.
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanun Maddeleri Kapsamında Denetimli Serbestlik Tedbirleri
Bu kanun ile Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı kurulmuş ve başkanlığa bağlı müdürlükler ile Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu ve çalışma esasları ile usulleri düzenlenmiştir. Kanun 03.07.2005 tarihinde kabul edilmiştir. Kanunun kabul tarihi ile anlaşılmaktadır ki denetimli serbestlik hizmetleri çok yakın bir tarihi geçmişe sahiptir.
Kanunun bu çerçevede aldığı tedbirlere ilişkin denetim müdürlüklerinin görevleri kanunun ilgili maddelerinde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kanunda yer alan bu görevler aşağıda incelenecektir.
Soruşturma Evresindeki Görevler (DSHK Md. 12):
Soruşturma evresi, suç şüphesinin adli mercilerce öğrenilmesinden sonra ilgili olaya ilişkin iddianamenin düzenlenmesi veya savcı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi kararının verilmesine kadar olan evreyi ifade eder.
DSHK md. 12’de soruşturma evresinde alınacak kararlar; CMK 109/3 (b), (c), (e), (k), (l), (j) bentleri ve Çocuk Koruma Kanunu md. 20/1 (a), (b),(c) kapsamında verilecek olup şüpheliler hakkında alınacak adli kontrol kararları denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta müdürlüğün görevinin bu kararların alınması noktasında olmayıp yerine getirilmesi noktasında görevli olduğudur. Fıkrada adli kontrol kararlarından bahsedilmekte ve adli kontrol kararı ise yargılamanın hala devam ettiği, kesinleşen bir mahkeme kararı olmadığı durumunda verilebilmektedir. Denetimli serbestlik kararı ise adli kontrol kararından farklı olarak kesinleşmiş bir mahkeme kararının varlığı halinde verilebilmektedir. O halde soruşturma evresi içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün görev tanımı, alınan kontrol kararına uygun bir şekilde denetim uygulamasının yapılmasını sağlamaktır.
Maddenin devamı ise Cumhuriyet başsavcılığınca gerekli görülmesi halinde şüpheli hakkında sosyal araştırma raporu düzenlenmesi ve istek halinde şüpheliye psiko-sosyal danışmanlık yapılması şeklindedir. Yine bu durumda da Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün görevi denetimli serbestlik uygulamasına ilişkin bir görev olmayıp araştırma raporu düzenlenmesi veya danışmanlık verilmesi şeklinde soruşturma evresini kolaylaştırmaya ya da iddianamenin düzenlenmesine yardımcı olunmaya yönelik bir görev niteliğindedir.
Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kullananlar Hakkında Uygulanacak Tedavi ve/veya Denetimli Serbestlik Tedbirlerine İlişkin Görevler (DSHK Md.12/A):
Kanun koyucu bu madde kapsamında inceleme yapılabilmesi için Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün görevini suç tasnifine giderek açıklamıştır. Yani bu madde çerçevesinde denetleme yapılabilmesi için ilgili olayın bu suça ilişkin olması gerektiği düzenlenmiştir. Söz konusu kanun maddesinde TCK 191 uyarınca denilmek suretiyle uyuşturucu ve uyarıcı madde kullananlar denmiştir. Bu durumda TCK md. 191 gereği “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma veya bulundurma “ suçu kapsamında verilecek kararlara ilişkin denetimli serbestlik uygulanması söz konusudur. Dikkat edilmesi gerekir ki TCK md. 188 Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu ile TCK md. 190 Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırmak Suçu’nun bu denetim tedbirleri kapsamında düzenlenmediğidir. Bu maddeler kapsamında işlenen suçlar için denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaz.
TCK md. 191 “kamu davası açmak için yeterli delilleri tespit eden Cumhuriyet savcısı tarafından CMK 171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir” denilmekte ve bu kapsamda beş yıllık erteleme süresinde en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirleri uygulanmaktadır. Bu süre gerekli görülmesi halinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün teklifi üzerine veya re’sen Cumhuriyet savcılığınca altışar ay şeklinde ve en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Bu denetim süresince müdürlüğün denetlemeye ilişkin görevleri ile yetkileri DSHK md. 12/A fıkra 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 çerçevesinde yerine getirilir.
Kovuşturma Evresindeki Görevler (DSHK Md. 13):
Kovuşturma evresi, savcının iddianamesinin düzenlenmesinden sonra iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar olan süreyi ifade eder. Hakim iddianameyi kabul etmek zorunda değildir. Kovuşturma devam ederken hakim CMK 109’a göre adli kontrol kararı verebilir. Ancak bu durumda verilecek adli kontrol kararı sanık hakkında verilen bir karar olup ilgili kişinin şüpheli sıfatı kalkmıştır. Hakkında adli kontrol kararı verilen sanığın adli kontrolüne ilişkin karara uygun hareket edilmesinin yürütülmesi görevi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılır.
Ayrıca mahkeme karar vermeden önce hakim isteği ile sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, ruhsal ve psikolojik durumu, topluma ve mağdura karşı taşıdığı risk ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlanması da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce yapılmaktadır. Ki yine istenilmesi halinde psiko-sosyal danışmanlık da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.
Kovuşturma Aşamasından Sonraki Görevler (DSHK Md.14):
Kovuşturma aşamasından sonrası için belirlenen görevler; Türk Ceza Kanunu ve ilgili kanunlar açısından ayrıca düzenlenmiştir: TCK md. 50 kapsamında kısa süreli hapis cezalarında seçenek yaptırımlara çevrilmesi yoluyla, TCK md. 51 hapis cezasının ertelenmesi hükmü çerçevesinde, TCK md. 53/5 kapsamında belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması noktasında, TCK md. 51/5 ile 191’inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 96’ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak, hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıverilmeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle işbirliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverilme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110’uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi, durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek, TCK’ya göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak, şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler ile hükümlülerin meslek ve sanat edinmeleri, gerektiğinde barınma imkanı sağlanarak bir eğitim kurumuna devamının sağlanması, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma veya iş arama süreçlerinde yardımcı olunarak hükümlülerin toplumla yeniden bütünleştirilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu süreçte ise yine kanunlar çerçevesinde psiko-sosyal servislerle destek verilmekte ve grup çalışmaları ile suç tekrarının önüne geçmeye çalışılmaktadır. Cezası infaz edilen hükümlünün sosyal olarak dışlanmaması için de kanun ile psiko-sosyal sorunlarının çözümü üzerinden düzenlemeler yapılmıştır. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bu tedbirleri ilgili makamlar ve kolluk ile işbirliği içinde sürdürür.
Salıverme Sonrası Görevler (DSHK Md.15):
Salıverme sonrası Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün görevleri, hükümlünün cezasının infazından sonra toplumla yeniden bütünleşmesinin sağlanması amaçları ile hareket edilmektedir. Bu amaçla hükümlünün istihdamı çerçevesinde denetim süresince belli bir kamu kuruluşunda veya gözetim altında olacak şekilde başka bir yerde ücretle çalıştırılması, uzman bir kişinin görevlendirilerek infaz hakimine rapor vermesi şeklindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’n 107. maddesi ile ilgili görevlerin kollukla işbirliği şeklinde yerine getirilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
Kanunun devamında 108. madde ile de infazın iyi halli geçirilmesinin de Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce sağlanmasından bahsedilmektedir. Müdürlük bu aşamada denetimli serbestlik tedbiri veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılmasına ilişkin rapor ile görüş bildirebilmektedir.
Bu aşamadaki düzenlemenin en önemli noktası hükümlü hakkında verilen karar ve yükümlülükler dışında hükümlünün aile yaşantısı, psiko-sosyal sorunlarının çözümü ile iş bulma imkanlarına ilişkin bir görevde üstlenmektedir. Böylece bireyi suçlu olduğu davranışa yönlendiren faktörlerden kurtararak topluma kazandırmak amaçlanmaktadır. Suçu infaz edilen veya infaz aşaması koşullu salıverme ile sağlanan hükümlünün hem topluma kazandırılması hem de bu esnada denetiminin sağlanması amaçlanmaktadır.
Elektronik Cihazların Kullanılması Yoluyla Takip (DSHK Md.16):
Denetimli serbestlik sisteminin bu şeklinde şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında karar verilme durumu söz konusudur. Ancak bu denetim yolu kanunda şüpheli sanık veya hükümlünün yani ilgilinin rızasına bağlanmıştır. Tedbirin usul ve esasları ise yönetmelikle düzenlenmektedir.
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’ndaki bu düzenleme Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde ’’elektronik izleme’’ ve ’’elektronik kelepçe’’ kavramlarıyla kullanılmıştır. Bu şekilde iki farklı kavram kullanılması yerinde olmayan bir kullanımdır. Zira elektronik kelepçe ile denetimin yapılması kişiyi yalnızca belli bir yerde tutmayı ve bir yerden ayrılmaması durumunu içermekteyken elektronik izleme ile sağlanan tedbir durumunda salıverilmesinden sonra kişinin farklı elektronik kaynaklarla izlenmesi durumu söz konusudur. O halde bu iki kavramın birbiri yerine kullanımı birinin anlamını daraltmakta ve yanlış bir nitelendirme sonucunu doğuracaktır.
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nda md.16 çerçevesinde verilecek tedbirin hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan şüpheli veya sanık için de bir uygulama olması, uygulamanın tedbir niteliğinin toplumun korunmasını amaçlaması ile ilgili tedbirin bir elektronik izleme tedbiri olduğu aşikardır. Bu tedbir ile hem sanık, şüpheli veya hükümlünün toplumla bağlantısının sağlıklı bir şekilde oluşması sağlanmaya çalışılmakta hem de hapis cezasının infazına oranla daha az bir maliyet ile hareket edilmektedir.
Denetimli Serbestlik Planları
Suç işlenmesi ile kriminojenik ihtiyaçlar arasında güçlü bir bağ vardır. Bu ihtiyaçlar tüm kişisel ihtiyaçlar olarak düşünülmemelidir. Burada bahsedilen ihtiyaçlar müdahale edilmesi halinde suç tekrarının azalacağı ihtiyaçlardır. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen yükümlülerin denetim planları bu ihtiyaçlar gözetilerek oluşturulmalıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta her bireyin kriminojenik ihtiyaçlarının değiştiği ve her bir denetim planı için ayrıca değerlendirilmesi gereken faktörlerin bulunduğudur. Bu kapsamda Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği md. 35’te risk ve ihtiyaçların nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. “Risk değerlendirmesi; yükümlünün kendisine, ailesine, mağdura, topluma ve denetimli serbestlik personeline karşı taşıdığı zarar verme riski ile tekrar suç işleme riskinin belirlenmesidir.” Şeklinde düzenlenmiştir. O halde hakkında denetimli serbestlik kararı verilen kişinin öncelikle risk değerlendirmesi yapılmalı daha sonra ihtiyaçları (ki yukarıda bu ihtiyaçların belirlenmesinde kriminojenik ihtiyaçlara dikkat edilmesi gerektiğine değinmiştik.) belirlenmelidir.
Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen yükümlülerin denetim planlarının hazırlanması DSHY 36/2 “ Yükümlüler için hazırlanan denetim planında; denetim ve kontrole ilişkin hususlar, uyulması gereken kural ve yükümlülükler, denetimin ve yükümlülüklerin süresi, çalışmaların yürütülmesinde iş birliği yapılacak kişi ve kuruluşlara ilişkin hususların yanı sıra haklarında risk ve ihtiyaç belirleme işlemi yapılanların tespit edilen risk ve ihtiyaçlarına yönelik iyileştirme çalışmalarına yer verilir.” şeklinde yapılır.
Ayrıca belirtelim ki DSHY md.36/7 gereği haklarında;
a) Adli kontrol kararı verilen yetişkinler,
b) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı verilenler,
c) Cezanın konutta çektirilmesi kararı verilenler,
ç) 5275 sayılı Kanunun 107’nci maddesi kapsamında yükümlülük belirlenmeksizin aynı Kanunun 108’inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararı verilenlerden kendisi ile yürütülecek ihtiyaç değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarına katılmaya istekli olanlar hariç olmak üzere mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararı verilenler, için denetim planı hazırlanmaz.
O halde belirtelim ki denetim planı bu fıkrada belirtilenler dışında kalan durumlar için haklarında denetim tedbirine karar verilen yükümlüler için yönetmelik çerçevesinde ve yükümlülerin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanır.
Sonuç
Denetimli Serbestlik tedbirleri DSHK ile yasal bir zeminde incelenmektedir. Yukarıda incelendiği üzere yargılama ve infaza ilişkin aşamalara göre değişik şekillerde düzenlenmiştir. Yargılamaya ilişkin aşamalar olan soruşturma aşaması ve kovuşturma aşaması için adli kontrole ilişkin tedbirlerin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce yürütülmesi, uyuşturucu madde kullanımına ilişkin olarak ise TCK md. 191 gereği denetimli serbestlik uygulanması halinde de kanunun öngördüğü kapsamda şüpheli hakkında verilen bir denetleme tedbirinin düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumlar için öngörülen yükümlülükler, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununda Denetimli Serbestlik müdürlüğünce yerine getirilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta adli kontrole ilişkin verilen yükümlülükler için bir mahkeme kararının bulunmaması ve bu durumların bir denetimli serbestlik tedbiri olmadığıdır. Denetimli serbestlik kararında ise kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması gerekir. Zira denetimli serbestlik kararı infaz hakimi tarafından verilen bir karardır.
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu (DSHK) kapsamında kovuşturma sonrasındaki görevler başlığı, salıvermeye ilişkin denetleme başlıklı maddelerin metninde ise hükümlüden bahsedilmektedir. Bu durumda hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunan hükümlü ve denetleme tedbirinden bahsedilmektedir. Bu başlık infaz aşamasına yani hakkında ceza yargılaması yapılmış hükümlünün cezasının infazına ilişkin olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün görev kapsamı düzenlenmiştir.
Müdürlüğün görevlerinin devamında ise elektronik cihazların kullanılması yoluyla takip durumu düzenlenmiştir. Madde metninde “Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilir…” ve devamında sanık, şüpheli ve hükümlü şeklinde düzenlenme yapılmıştır.
Tüm bu düzenlemeler kapsamında verilecek denetim kararının yargılamaya veya infaz aşamasına yönelik olarak verilebileceği, yargılamaya ilişkin durumda her ne kadar bir hükümden bahsedilmese ve adli kontrole ilişkin bir durum söz konusu olsa da denetleme görevini Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yaptığı gözetilmesi gerektiği söylenmelidir. Bu halde bir tedbir olan denetleme fiilinin DSHK ile Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı da kurularak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yerine getirilmesi durumu görülmektedir. Bu durumda da denetlemenin bir yargılama veya infaz aşamasında yarı ayrı değerlendirilen bir durum değil her ikisini de içine alacak şekilde bir kurum olduğunu söylemek mümkündür.
Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığınca ve ilgili müdürlüklerce denetim planları ilgili yükümlüler için ayrı ayrı ve kuruma verilen görevler ile DSHK md. 4 temel ilkeler başlığı ile öngörülen; insan onuruna saygı ve dürüstlük ilkesi, gizlilik ilkesi, tarafsızlık ilkesi kapsamında ve yukarıda bahsedilen kriminojenik ihtiyaçlar gözetilerek hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.
Kaynaklar
1. Bozkurt, P. (2016). DENETİM KAVRAMI VE DENETİM ANLAYIŞINDAKİ GELİŞMELER. Denetişim(12), 56-62.
2. https://mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5402.pdf
3. https://www.ahddurakhukuk.com/ceza-hukuku/denetimli-serbestlik-nedir-ve-sartlari-nelerdir/
4. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5271.pdf
5. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
6. https://www.encyclopedia.com/law/encyclopedias-almanacs-transcripts-and-maps/augustus-john
7. https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/denetimli-serbestlik-nedir.html
8. https://rayp.adalet.gov.tr/resimler/581/dosya/3-genel-tanitim08-08-202311-31-am.pdf
9. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1822719
10. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=39039&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
11. Porsuk, S. (2022). DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANAN YÜKÜMLÜLERİN BAZI ÖZELLİKLERİNİN SUÇ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi(49), 429-448. https://doi.org/10.30794/pausbed.980499
12. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/994773
2021 Yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesinde başladığım lisans eğitimimi sürdürmekteyim.
2021 Yılında okulum bünyesinde bulunan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Atölyesi Kulübünde Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komitesinde 2022 yılında Komite Başkanı seçildim.
2022-2023 yılları arasında kulübümüzün düzenlediği Meclis Simülasyonu Etkinliğinde Akademi Başkanı olarak görev aldım.
2022 yılında düzenlenen 2. Bilişim ve Teknoloji Hukuku Sempozyumunda görev aldım. Hali hazırda BTHD Gençlik Komisyonunda aktif görev almaktayım.
Yorum gönder