Geçmişten Günümüze Türk Anayasaları

Geçmişten Günümüze Türk Anayasaları

Geçmişten Günümüze Türk Anayasaları

Hukuk kuralları toplumsal ilişkileri düzenler; bireyler hukuk kurallarının sağladığı kesinlik sayesinde, toplumsal ilişkilere rahatça girer, plan yapar ve belli sonuçları öngörebilir. Hukuk kuralları toplumsal yaşamı düzenlemekle kalmaz bireyler için birtakım güvenceler de getirir. Bu bağlamda temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan anayasa, bireyleri diğer bireylere ve bireyleri devlete karşı koruyan hukuki bir kalkan işlevi görür. Yaşama hakkından düşünce özgürlüğüne, mülkiyet hakkından çalışma özgürlüğüne, insan onuruna yaraşır bir yaşamın teminatı anayasadır.

Anayasa sadece bireyler için değil devlet için de önemlidir. Devletin temel yapısını kuran belge anayasadır. Devletin üç temel organının, yani yasama, yürütme ve yargının kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar anayasada yer alır. Bu organların birbirleriyle olan ilişkileri de Anayasa’ya göre düzenlenir. Yani anayasa hem devlet hem bireyler için önemlidir. Gelin beraber anayasalarımızın tarihsel gelişimine bakalım.

1808 Sened-i İttifak

Sened-i İttifak, Türk tarihinde anayasal unsurlar içeren ilk belgedir lakin Sened-i İttifak bir anayasa değildir. Sened-i İttifak, devlet iktidarını belirli oranda sınırlandırarak kişilere bazı hak ve hürriyetleri tanımayı amaçlamıştır. Bu açıdan da ülkemizde anayasal hareketlerin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Osmanlı Devleti’nde, halk ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen kişilere ayanlar adı verilmektedir. 16. Yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti eski gücünü kaybetmeye başlamış, merkezi otorite ve denetim mekanizmaları zayıflamıştır. Bu da toplumda birtakım sorunlara neden olmuştur. Zira devletin dengesi yerel yöneticilerin lehine doğru kaymaya başlamıştır. Bulundukları bölgelerde güçlenen ayanlar, devletin bekasına birer tehdit olarak ortaya çıkmışlardır. Olası bir ayaklanmayı ve bu tehdidi küçükken yok etmeyi planlayan Osmanlı Devleti yöneticilerinden birisi olan Sadrazam Mustafa Paşa’da, padişah ile ayanlar arasında bir ittifak oluşturarak, bu sorunu çözmeyi amaçlamıştır. İşte bu amaçla da Sened-i İttifak hazırlanmıştır.

Sened-i İttifak Osmanlı Devleti’nin o zamanki padişahı olan 2. Mahmud ile ayanlar arasında imzalanmıştır. Sened-i İttifak; Osmanlı Devleti’nin tarihinde padişahın otoritesini sınırlayan ilk belgedir. Bu açıdan da oldukça önemlidir.

2. Mahmut gücünü geri kazanıp, merkezi yönetimi sağlamlaştırdıktan sonra Senedi- İttifak’ı yok saymıştır. Dolayısıyla Sened-i İttifak sonuçlarının Osmanlı tarihinde önemli olduğu söylenememektedir. Sened-i İttifak’ın en büyük sonucu demokratikleşmeye atılan bir adım olmasıdır.

1876 Kanuni Esasi

1876 Anayasası olan Kânûn-ı Esâsî çeviri olarak “temel kanun” ya da “anayasa” anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk ve son anayasasıdır. 23 Aralık 1876’da ilan edilmiş, 1878’de 2. Abdülhamid tarafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet’in İlanı sonucunda yeniden yürürlüğe girmiştir.

İlk Osmanlı Anayasası, 24 Aralık 1876 tarihinde Padişah tarafından bir Hattı Hümayun ile ilan edilmiştir. Kanun-ı Esasi, bir anayasada olması gerektiği şekilde halkın oylarıyla seçilmiş bağımsız bir yasama organı tarafından oluşturulmamıştır. Bütün üyeleri padişahça atanan Meclis-i Mahsusa adındaki 28 üyeli bir kurul tarafından çeşitli ülkelerin anayasalarından yararlanılarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte, Kanun-ı Esasi ile mutlak monarşiden meşruti monarşiye geçiş sağlanmıştır. Kanun-ı Esasi, hazırlanışı yönüyle olmasa da devletin temel organlarının kuruluş ve işleyişini ve günün şartlarına göre bireylerin hak ve hürriyetlerini düzenlemesi nedeniyle, günümüz anayasalarına benzer niteliktedir. Bu anayasa ile ilk kez “milletin temsili ilkesi” demokrasinin temel ilkesi olarak devlet hayatına dahil edilmiştir.

24 Aralık 1876 tarihli, Kanunu Esasi’nin İlanı Hakkında İrade-i Seniye’de padişah tarafından kısaca, uygar devletlerin ilerlemelerinden bahisle ülke yasalarının kamunun oylarına dayanması gereği ifade edilmektedir.

Kanuni Esasi’nin en önemli özelliği ise özgür bir İslam ülkesinde uygulanan batılı tarzda hazırlanmış ilk anayasa olmasıdır. Bu anayasa ile mutlak monarşi yerine anayasalı monarşi sistemine geçilmiştir. Meşrutiyetin de temelleri bu dönemde atılmıştır.

1921 Teşkilatı Esasiye

1921 Teşkilatı Esasiye ya da 1921 Anayasası çerçeve niteliğinde hazırlanmış olan bir anayasa olarak ifade edilmektedir. 1921 Teşkilatı Esasiye’de temel hak ve özgürlükler ile yargılama konularına yer verilmemiştir. Bu anayasada devletin kim tarafından ve nasıl idare edileceği, egemenliğin kaynağının ne olduğu ve yasama ile yürütme yetkisinin kime ait olduğu gibi konulardan bahsedilmektedir. Osmanlı-Türkiye tarihi açısından tek yumuşak anayasa olarak ifade edilen Teşkilatı Esasiye anayasasının özellikleri şu şekilde belirtilebilir:

– Egemenlik kayıtsız ve şartsız millete ait olmaktadır ve yönetim şekli halkın kendi iradesinin eline bırakılmaktadır.

– Yürütme gücü ve yasama yetkisi ise Büyük Millet Meclisi’nde toplanmaktadır.

– Türkiye Devletinin idaresi, Büyük Millet Meclisi’ne bırakılmaktadır.

– Büyük Millet Meclisinde yer alacak üyeler, halk tarafından seçilmiş üyelerden oluşmaktadır.

Teşkilatı Esasiye Kanunu 20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen bir anayasa olmaktadır. Kısa bir anayasa olan Teşkilatı Esasiye 23 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bu anayasa Türkiye’nin ilk temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu anayasada güçlerin birliği ve Büyük Millet Meclisinin üstünlüğünden bahsedilmektedir. Büyük Millet Meclisinin üstünde bir güç olmadığı için meclisin kendini feshetme yetkisi bulunmaktadır.

1924 Anayasası

1924 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası olma özelliğini taşır, bu nedenle çok önemlidir. 10 Nisan 1924 tarihinde kabul edilen bu anayasa günümüzdekinden çok farklıdır.

1924 ANAYASASININ MADDELERİ;

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.

Devletin dini İslam, başkenti Ankara ve dili Türkçedir.

Devletin başkenti, rejimi ve bayrağı değiştirilemez.

Yasama ve Yürütme yetkileri meclise aittir.

Yargı, bağımsız mahkemelerce yürütülür.

Meclis; yürütme yetkisini seçtiği Cumhurbaşkanı ve onun atadığı Bakanlar kanalıyla kullanır. Meclis; hükümeti her zaman denetler.

Üst üste aynı kişi Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Seçimler dört yılda bir yapılır.

Seçmen yaşı 18 olacaktır.

Anayasanın üçüncü maddesinde devletin dini İslam olarak benimsenmiştir. Bu sebeple anayasa laik bir anayasa değildir. Anayasanın altıncı maddesi olan “Yargı bağımsız mahkemelerce yürütülür” ifadesiyle kısmen de olsa kuvvetler ayrılığı gerçekleşmiştir. Bu anayasa gerçekleştirilen inkılapların ve değişen şartların gerekçesi olarak doğmuştur.

1924 ANAYASASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Devletin dini İslam’dır ifadesi 1928 yılında kaldırıldı. Böylece laikliğe tam bir geçiş sağlandı.

Seçmen yaşı 18’den 22’ye çıkarıldı.

Ormanlar devlet kontrolünde olması için devletleştirildi.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı. (1934)

Atatürk’ün belirlemiş olduğu ilkeler anayasaya girdi.

Laiklik maddesi anayasaya girdi (1937)

Toprak reformu yapıldı.

Kısaca; 1924 anayasası toplamda beş kez değişikliğe uğramıştır. En uzun süreli anayasadır ve üzerinde en çok değişiklik yapılan anayasadır. Kişi hak ve özgürlüklerini tanır ancak sosyal haklara yer vermez.

1961 Anayasası

1960 Askeri Müdahalesinin ardından iktidarı ele alan Milli Birlik Komitesi tarafından, yeni bir anayasa yapmak amacıyla bir kurucu meclis oluşturulmuştur. 6 Ocak 1961 yılında oluşturulan bu kurucu meclise bağlı olarak çalışacak bir anayasa komitesi kurulmuş ve yeni anayasa çalışmaları bu komitede bulunan 20 kişi tarafından yürütülmüştür. Enver Ziya Karal başkanlığında yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan 1961 Anayasası; 9 Temmuz 1961 tarihinde halk oylamasına sunulmuş ve %61,5 evet oyuyla kabul edilmiştir.

1961 Anayasası; değiştirilmesi zor ve değiştirilemeyen maddeler içerdiği için sert bir anayasa olarak kabul edilmektedir.

Çoğulcu demokrasi ilkesi benimsenmiştir.

Kuvvetler ayrılığı prensibi esas alınmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi; Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olarak ikiye ayrılmıştır.

Temel hak ve hürriyetler detaylı bir şekilde tarif edilerek 1961 Anayasası ile güvence altına alınmıştır.

Sosyal devlet ve sosyal haklar gibi kavramlar ilk kez 1961 Anayasasında yer almıştır.

1961 Anayasası ile getirilen yenilikler şu şekildedir:

Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Ayrıca bu mahkemeye Yüce Divan sıfatıyla yargılama yetkisi verilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 1961 Anayasası ile anayasal güvence altına alınmıştır.

Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur.

Yüksek Hâkimler Kurulu oluşturulmuştur.

Milli Güvenlik Kurulu kurulmuştur.

1950 yılında kurulan Yüksek Seçim Kurulu, 1961 Anayasası ile birlikte anayasal bir kurum niteliği kazanmıştır.

Hükümete dışarıdan bakan atayabilme yetkisi verilmiştir.

Askeri Yargıtay kurulmuştur.

Uyuşmazlık Mahkemesi; yüksek mahkeme olarak yerini almıştır.

9 Temmuz 1961 tarihinde yürürlüğe giren 1961 Anayasası; 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesine kadar toplam 19 yıl yürürlükte kalmıştır. Ayrıca 1961 Anayasası’nda 1971-1973 değişiklikleri gerçekleştirilmiş ve bu değişikliklerle bakanlar kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma hakkı verilmiş ve devlet memurlarının sendika kurma hakları kaldırılmıştır.

1982 Anayasası

1982 Anayasası, 9 Kasım 1982 tarihinden itibaren geçerli olan bir anayasadır. Bu anayasa 12 Eylül Darbesi sonrasında hazırlanmıştır. Askeri yönetim emri ile Danışma Meclisi bu anayasayı hazırlamıştır. 18 Ekim 1982 tarihinde de Danışma meclisi tarafından anayasa kabul edilmiştir. 7 Kasım 1982 tarihinde de anayasa halk oylamasına sunulmuş ve %91,37 ile kabul edilmiştir. Bu anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. İlk üç madde şu şekildedir:

Devletin Şekli: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Cumhuriyetin Nitelikleri: Adalet ve milli dayanışma içerisinde, insanların haklarını koruyan ve bunlara saygı duyan, Atatürk milliyetçiliğine bağlı bir devlettir. Laik ve sosyal bir devlettir.

Devletin bütünlüğünü, resmi dilini, milli marşını, başkentini ve bayrağını değiştirmek teklif edilemez. Dili Türkçe, bayrak kanunlarda belirtilen beyaz ay yıldızlı bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı, başkenti ise Ankara’dır.

1982 Anayasası içerdiği maddeler nedeniyle sert bir anayasadır. Kazuistik bir anayasa olarak da bilinir. İçinde değiştirilemez maddeler olması bu anayasayı sert bir anayasa haline getirmiştir. Diğer anayasalarda olduğu gibi bu anayasada da birtakım değişiklikler yapılmıştır. İlk değişiklik 1987 tarihinde yapılmıştır. 67., 75., 175. Maddeler yeniden düzenlenmiştir. Aynı zamanda 21 olan seçmen yaşı 19’a indirilmiştir. 400 olan milletvekili sayısı da 450’ye çıkarılmıştır.

İkinci değişiklik ise 1993 tarihinde yapılmıştır. Buna göre radyo ve televizyon kurmak ve işletmek artık kanunlar çerçevesinde düzenlenir ve şartlara göre serbesttir. Bu ve bunlar gibi birçok farklı değişiklik ile 1982 Anayasası oldukça detaylı hazırlanmış bir anayasadır.

YAZAR

Zeynep Keskin

Yorum gönder